“Bembe de mavi hadi gari.”
“Tabelaya bakalım, göbek atalım.”
Kulağa ne kadar hoş gelen tezahürat dizeleri değil mi?
“Bembe” dedik ya, ‘Pembe’nin yazılışını bile bilmiyor diye düşünülebilinir.
Kara cahili mi oturturlar ki bizim koltuğa da, Pembe’yi, Bembe yazalım?
Eskiden hitap öyleydi. Şimdi kibarlaştı. Hatta bu tezahürat sadece mecazi anlamda kullanılmaya devam ediliyor.
“Tabela” dedik ya, sanki Sabah Akdeniz ile ağız birliği etmişçesine dün aynı anda Akdeniz Manşet olarak Antalya cadde ve sokaklarındaki pano reklamlarını vermişiz.
“YA-KA-LAN-DI” ayrılmış heceleriyle kimisi Recep beyi, kimisi Bülent, kimisi de Hüseyin efendiyi. Hatta Nimet hanımı bile Antalya’nın güzide parklarına çöp atarken yakalayıp, Biboardlar aracılığıyla teşhir etmiş.
Az bile etmişler!.
Dünya kentimin parklarını temiz tutabilmek adına işçilerine fazla mesai yaptırıp, maaşlarını da tıkır tıkır ödeyen Büyükşehir Belediye Başkanımın emeğine yazık değil mi de, siz çöplerinizi o parklarımıza atıyorsunuz ki?
Yine maaşlarını Hesap İşleri Daire Başkanlığı’nın veznesinden her ay tıkır tıkır alan temizlik işçilerimiz ne güne duruyor da, o çöpleri çöp bidonları yerine güzelim parklara atarsınız?
Ayıp değil mi?
Ayıpsa, böyle teşhir olursunuz işte!.
Teşhir yoluyla rezil etme olayını düşünenlerin öncelikle beyinlerine, fotoğrafları çekenlerin deklanşöre bastıkları parmaklarına, o fotoğrafları afiş haline getirip basanların emeklerine, bilboardlara asanların da kollarına sağlık!..
Afişlerin altında, “Antalya Büyükşehir Belediyesi” yazıyor ya.,
Bunu düşünse düşünse Profesör Başkanımız Mustafa Akaydın düşünüp, ortaya çıkartmıştır.
Tam bir mucit buluşu!.
Vallahi helal olsun!..
Helal olsun olmasına da, duble helallığı da, Antalya’nın Güllük Caddesine denizi getirdiğinden dolayı yine Akaydın’a vermeden geçemeyeceğim.
“Nimet hanım Güllük’te falezlerden çöp atarken yakalandı” denmiş ya, güllüğün neresinde falez, ve o falezleri döven deniz var?
PTT sonunda, yani eski hastane tarafı kastediliyorsa, orası “Yavuz Özcan Parkı” oluyor. İyi de, Nimet hanım ne diye Yavuz Özcan Parkı’na çöp atma olayını tescilleten Hüseyin efendinin mıntıkasına girebilir ki?
Bak işte bu olmamış.
Bir çöp atma olayı yüzünden, Mısır’daki gibi Antalya’da da iç savaş çıkar, bunun faturasını da Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın’a gönderirlerse, işte o zaman yandı keten helva!..
Tabelalar bir harika!.
Tabi ki teşhirler!.
Dilerim o tabelalar gösterilip, Haziran’da birilerine göbek attırılmaz.
Bana müsaade.
Ben Giritli meyhanesine gidip, sirtaki müziği eşliğinde şöyle kurtlarımı bir döküp geleyim.
Kimisi bilboard afişleriyle kurtlarını döker, kimisi de benim gibi kendisini Girit’e gitmiş gibi hissetmek adına, Giritli meyhanesine giderek.
Aklımı seveyim!.