Dün odama bir kurye gelip, “Vedat Gürhan siz misiniz” sorusuna kafamı “Evet” dercesine sallayınca, bir zarf uzattı.
O zarf karşılığı imzamı alıp gitti.
İçi kalınca, büyük bir sarı zarfın üzerinde gönderen yazmıyordu ancak, üzerinde ismim ve adresim mevcuttu.
Nedense önce içimden açmak gelmedi.
Bir süre zarfı elimle severcesine yokladım.
İlk anda o zarfın içerisinde kalın bir deste gibi duran bir şeyin olduğu hissediliyordu.
100, pardon 200’lük desteler gibi!..
Belli bir süre sonra açtım.
Büyükşehir Belediyesi’nin Ocak sayısını içeren aylık bülten gazetesi, 1 adet masa takvimi ve elime deste gibi gelen şeyinde bloknot olduğunu gördüm.
Menderes Türel döneminde de o tür masa takvimleri ve bloknot hediyeleri mevcuttu ancak, Mustafa Akaydın’ın ismen gönderdiği bloknot bayağı bir kalınca.
“Bu bloknotu sayfa sayısını daha öncekinden özellikle fazla tuttuk. Adam gibi not tutun. Çünkü biz geçmişteki hizmetlerin önceki bloknotu bile dolduramadığını biliyoruz. Bizimkileri o epey kalın olarak yaptırdığımız bloknotlar bile almayacaktır” der gibiydi!.
Ya da bana öyle geldi!.
Bloknotu itinayla çantama koydum. Masa takviminin altını yapılması gereken gibi yapıp düzelttim, masamın sağ köşesine yerleştirdim.
Ocak ayı kısmında Başkan Akaydın sol tarafta kafasına kask takmış, eliyle arıtma tesisini gösteriyor.
Üstünde de, “Antalya bilir” diye başlayıp.,
“Çalışan Belediyeyiz” diye devam edip, “Ocak 20011’e kadar alt yapıya 150 milyon TL yatırım yaptık, yatırımlarımız devam ediyor” denilmiş.
Kim demiş Büyükşehir yerinde patinaj yapıyor diye!..
Geçtik Şubat’a.,
Yine, “Antalya bilir” başlığı.
Yine, “Çalışan Belediyeyiz” ile devam edip, Boğaçay atölyemizde kent mobilyalarımızı üretip, tasarruf sağlıyoruz” denilmiş.
Şubat kısmının adı: Tasarruf. Ne de olsa enkaz aldı hoca!.
Mart: “Engelsiz ve çevreci 40 yeni otobüsle Antalya’da ulaşımı kolaylaştırıyoruz.”
Bak bu çok doğru!.
Şehir içi trafiği mükemmel düzeyde!. Çalışan otobüslerin gelirini de belediye alıyor, namertte muhtaç değil benim belediyem!.
Nisan: “Işıkları güzelleştirdik şimdi sıra Kazım Özalp, Mehmet Akif Ersoy ve Güllük Caddeleri’nde.
Yeni cadde ve sokak açmalara hiç gerek yok. Eskileri rötuşla gitsin!.
Mayıs: Kariyer ofisleri.
Haziran: Sevgileri engel tanımıyor. Rehabilitasyon merkezi açıldı.
Türel’in başlatıp, Akaydın’ın devam ettirdiği tek proje..
Temmuz: “Sarısu Kent Parkı’nı halkımızın hizmetine açıyoruz.”
İnşallah. O Sarısu düne kadar halkındı bakalım bundan sonra halkın mı olacak, hak sahibinin mi, zaman gösterecek.
Ağustos: Düden Gençlik parkı’na yeniden hayat verilecek.
Kulağın çınlasın Abdurrahman Boztaş..
Eylül: Modern öğrenci yurtları yapılıyor.
Dünün rektörü, bugünün belediye başkanı. Rektörken niye yapılmamış o yurtlar acaba?
Ekim: Antalya’yı festivaller şehri yapıyoruz.
“Film, piyano ve bira festivallerini biliyoruz da, rakı-şarap festivallerini de isteriz.
Kasım: En iyi müzisyenlerle buluşturuyoruz.
Cep boş, kafa dolu olduktan sonra dünya starını getirseniz o nu ancak belediye bürokratı izler-dinler.
Aralık: Okyanus ayağınıza geliyor. Avrupa’nın en büyük akvaryumu Antalya’da.
(İhalesine katılan bile olmadı.)
Ya işte böyle.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin tam tamına 12 mega projesi kendi takvimine zor da olsa sığdırılmış.
Yürü be hocam. Kim tutar seni!..