Geçen hafta Antalya’da yapılan “Uluslararası Diplomasi Formu” hem kentimiz hem de Türkiye açısından son derece önemli ve uluslararası diplomasi aktörlerini bir araya getiren bir buluşmaydı.
Bir başka deyişle; Antalya sadece turizm ve tarımla değil, ilerleyen yıllarda diplomasiyle de anılacak bir kent olma yolunda ilerliyor demektir.
“Nasıl ki küresel ekonominin konuşulduğu Dünya Ekonomi Formunun yapıldığı yer Davos’sa, küresel diplomasinin konuşulduğu Dünya Diplomasi Formunun yapıldığı yer de Antalya olmalıdır.”
Bu yıl 5. cisi yapılan bu Form ‘un kurucusu, dönemin Dış İşleri Bakanı ve şimdi Antalya milletvekili olan “Mevlüt Çavuşoğlu’dur…”
Özellikle ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının olduğu günlerde Form ’un toplanması uluslararası sorunların çözümünde diplomasinin önemini vurgulaması bakımından değerli bir toplantıydı.
Bence bu Form, ilerleyen yıllarda uluslararası sorunların çözümünde “ortak akıl” üretilmesine büyük katkı sağlayacaktır…
Ancak bu Forum’a iktidar mensubu siyasetçilerle devlet bürokrasisi ve diplomatlarının yanı sıra en azından ana muhalefet partisi temsilcilerinin de katılımının sağlaması hem düşünce katkısı itibariyle hem de diğer ülkelere “demokrasi mesajı” verilmesiyle çok isabetli olacaktır.
Çünkü toplantıya ABD adına katılan ve 2022-2025 yılları arasında Ankara’da Büyükelçilik yapan “Thomas Joseph Barrack’ın” yaptığı konuşmada; haddini aşarak Türkiye’nin de içinde olduğu Ortadoğu’da “istikrar ve güvenlik için otoriter yönetimlerin olması gerektiğini” ifade etmesine en güzel cevap, bu Foruma ana muhalefetin katılımı ile olurdu…
Değişik bir ifadeyle söyleyecek olursak;
Antalya Diplomasi Forumu, sadece iktidarların boy göstereceği yer olmaktan çıkarılmalı ve bir “devlet projesi” haline gelmelidir…
Ortadoğulu ülkelere otoriter rejim öneren Trump’ın yakın dostu bu “Barrak kafalıya” sormak gerekirdi…
Siz değil miydiniz Irak’a müdahale ederek demokrasi getireceğinizi söyleyen?
Başlattığınız ve on binlerce insanın ölümüne neden olan “Arap Baharı” fırtınasıyla Mısır’da, Libya’da, Cezayir ve Fas’ta otoriter yönetimleri yıkarak demokrasi getireceğinizi söyleyen sizler değil miydiniz?
Kuzey Afrika ve Ortadoğu’da nüfusu ağırlıklı olarak Müslüman olan ülkelerde demokrasi olmadığı için aşağılarken ne oldu da şimdi demokrasiden vazgeçip Müslüman Ortadoğu ülkelerinde otoriter yönetimlerin olmasını öngörüyorsunuz?
Emperyalist ülkeler, tahakkümü altına alarak sömürdüğü ülkelerde demokrasiyi asla istemezler…
Çünkü demokrasi uyanıştır,
Çünkü demokrasi sömürülmeyi reddetmektir,
Çünkü demokrasi “hadi git evine” demektir…
Bu ve benzeri “Barrak kafalıya” bunları zamanı gelince anlatacağız…
Neyse biz yine dönelim Diplomasi Forumuna…
Bu formun yapılmasını son derece önemsiyorum.
Daha geliştirerek ve güçlendirerek sürdürülmelidir…
Ve Türkiye’nin bu sayede dünya diplomasisinde önemli bir yere sahip olacağına inanıyorum.