Mahmud Seydî Köyü, Antalya’nın Alanya İlçesi’nin 25 km kuzeyinde, denizden 600 m. yüksekte Toros Dağları’nın üzerinde etrafı ormanlarla kaplı, yakın tarihe kadar Onas ismiyle anılan eski bir yerleşimdir. Kılıçarslan’ın Mahmûd Seydî Vakfiyesi’nde köye Onas isminin verilişi, vakfiyede ‘sınırlardan müstağni oluşu ve eski emirlerin müsaadesiyle giren çıkan kişilerin çok oluşundan ve şöhretli bir yer olmasından’ kaynaklandığı ifade edilmektedir.
Ahmed Yesevî yolunun önemli temsilcilerinden biri ve Abdalân-ı Rûm-Gâziyân-ı Rûm erlerinden biri olan Seyyid Harun Velî’nin (ö. 1320) soyu, baba tarafından İmam Mûsâ el-Kâzım’a, anne tarafından Veysel Karânî’ye dayanmaktadır. Seyyid Harun Velî, Horasan’da âdil bir hükümdar iken dedesi ve amcasının mezarını ziyareti esnasında gaipten gelen bir ses duyar. O ses tarafından kendisine: ‘“Yâ Hârûn Rûm’a çık, Karaman Vilâyeti’nde Küpe Tağı dirler bir tağın şarkından yanına bir şehir yap…” diye emredilmesi üzerine bir süre sonra hükümdarlığı terk ederek beraberinde kardeşi ve kırk dervişi ile yola çıkar. Seyyid Harun Velî, Elite/Vervelit isimli antik bir şehrin kalıntılarını kullanarak Küpe Dağı’nın doğusunda Seydişehir’i kurar, şehre kale, mescid, medrese, zâviye, hamam ve bazı evler inşa eder.
Seyyid Harun Velî, Seydişehir’de ve Beyşehir’de vakıflar kurarak halkın her türlü ihtiyaçları ile ilgilenmiş, ilim ve irfan halkasında yetiştirdiği âlim-evliyâlarla birlikte savaş meydanlarında cihad etmiştir. O, vefatına yakın bir zamanda halifelerini irşad faaliyeti için faklı bölgelere göndermiş, bu faaliyetler Akdeniz ve Ege bölgesinin İslamlaşma sürecinde çok etkili olmuştur. Seyyid Harun Veli, Horasan’dan gelirken beraberinde olan dervişlerinden Mahmud Seydî’nin de aralarında olduğu halifelerini şu bölgelere görevlendirmiştir: Zekeriyyâ Baba’yı Manavgat’a/Seydiler Köyü, Ali Baba’yı – Gök Seydi’yi – Kilimpûş’u – Siyah Derviş’i Teke İli’ne/Antalya’ya, Akça Baba’yı Germiyan İli’ne/Kütahya’ya, Nasibli Baba’yı Aydın İli’ne, Gökdemir Baba’yı Ada’ya, Haydar Baba’yı Rumeli’ye/Afyon’a, Mahmud Seydî’yi Alâiye’ye/Alanya’ya.
“Sizünle müşâvere kılalum. Didiler, hoş sultânum. Sultân didi ki, sizün her birünüzi bir yire göndereyin. Emr-i Hak ile kâfirleri îmâna gele, mü'minleri içün tasdîk tahkîk ziyâde ola. İnşâ’allahu Te’âlâ siz düşesiz. Sultân didi kanı Mahmûd Seydî. Meğer sonra gelmiş imiş, geriden lebbeyk didi. Kanda idün didi. Sultânum, develere Alâ'iye'de tuzlıca deniz suyı virdüm. İmdi sen Alâ'iye'ye var. Mahmûd Seydî didi, Sultânum tardur. Hârûn didi, yüri bâğıyla bâgçesiyle geçine halkun Mahmûd Seydî didi, Sultânum seni şu hâlde niçe koyup gideyin? Seyyid Hârûn buyurdu, yürü hıdmetüne sa'y eyle, âhiretde inşâ'allah buluşula. Ammâ varup halk ile hoş diril. anun ekserî tâ’ifesi ganîdür. Fakîr hâlinde yürürler, fâhir libâsların giymezler. Hemân Sultân Hârûn 'asâsını atdı. Bu 'asâ kanda karar iderse sen dahi anda mesken dutasın. Önünden sonun gür ola inş'âllah. Hemân Mahmûd Seydî Sultân ağlayurak gitdi” (Abdülkerim b. Şeyh Mûsâ, Makâlât-ı Seyyid Hârun, Hzr. Cemal Kurnaz, TTK Yayınları, Ankara 1991, s. 58/59).
Hayatı hakkında yeterli bilgiye sahip olamadığımız Mahmud Seydî, antik dönem kalıntıları üzerine kurulu Onas köyüne gelip -1300 ila 1350 yılları arası- yerleşmiştir. Köyde tekkesini inşa etmiş, camisini yaptırmış, ilim ve irfan ocağını yakmış, ahalinin her türlü sıkıntısı ile ilgilenmiştir. Konya’nın Hadim İlçesi Dedemli Kasabası’nda kabri bulunan Seyyid Bayram’ın kızı ile evli Rasûlullah’ın (s.a.v.) mübârek soyundan bir seyyid olan Mahmud Seydî’nin, Seyyid Harun Velî’nin ahfadından olduğu kanaatini taşıyan araştırmacılar da mevcuttur. Onun gelişinden sonra köy onun adıyla ‘Mahmud Seydi Köyü’ olarak anılmıştır. Daha sonra Karamanoğulları’nın bir kolu olan Alanya Beylerinden Kılıç Arslan Bey, gelirlerinin yarısı Mahmud Seydi Camisi’nin giderleri için yarısı Mahmud Seydi Tekkesi’ne gelenler için harcanmak üzere bir vakıf kumuştur. Vakfın tescil tarihi 1 Cemaziyye’1-ûla 866/1 Şubat 1462’dir. Vakfiye şartlarında tekkenin şeyhinin ve vakfın sorumluluğunun Mahmud Seydî’nin soyundan gelen biri olması şartı mevcuttur. Vakfiyenin şahitleri arasında Manavgat Seydiler Köyü’nde türbesi bulunan Cemaleddin Seydî’nin oğlu Mahmud’da yer almaktadır.
Mahmud Seydî Köyü’nün güneyinde meyilli bir arazide inşa edilmiş Mahmud Seydi zâviye ve türbesi ile cami arasında 300 metrelik mesafe bulunmaktadır. Söz konusu yapılarla alakalı hiçbir inşa kitabesi bulunmamaktadır. Seyyid Hârun Velî’nin vefat tarihi, Seydişehir’deki türbe kitabesinde net bir şekilde 720/1320 olarak kaydedilmiştir. Mahmud Seydî’de, Seyyid Hârun Velî’nin talebesi ve halifesi olduğu için, Mahmud Seydî’nin hayatta olduğu döneminde 1270 ila 1350 yılları arası olarak tahmin edilmektedir. (Ahmet Çaycı, ‘Alanya Mahmûd Seydî Külliyesi’, Necmettin Erbakan Ünv. İlahiyat Fak. Dergisi, 19/19 (Ağustos 2005): 73-92, 2005, Konya)