Bayram?da neler olmadı ki?
Örnek mı?
Ver verebildiğin kadar. Hepsi cuk diye oturur, ?Hadi yaaa. Ben onu neden kaçırmışım ki? diyenler bile çıkacaktır.
İthal Angus danaları dillendi. Kurbanlık satışları sırasında alıcılarına, ?Ben ithalim. Dolayısıyla Hıristiyan?ım. İslam dininde kabul görmem, beni kesmeyin? diye yalvarsa ve baktı ki pabuç pahalı, ipini koparım saatlerce kaçma gayreti gösterip, trafiği yoğun ilerin o trafiğini çorbaya çevirseler de nafile.
Kaçanların çoğu yakalanıp kurban edildi. TV ve gazete habercileri de ?Angus?ların peşinden koştu, boş haber gündemlerini doldurdular.
Peki, ama bayramda kendi açımdan neler oldu?
Akdeniz dışındaki illerde oturanlara masal gibi gelebilir ancak, Side?nin havası yazdan kalmaydı. Ahmet Geven ile denize girdik, kapalı havuzda yüzdük. Hasan Şen ile de, hava durumlarından konuşup, sohbet ettik.
Mümkün olduğunca yan gelip yattık, ?her şey dahil?den sebeplendik.
Bir kafasızlık daha yaptık.
Cep telefonumuzu yanımızdan eksik etmedik.
Günlük her gazeteyi alıp, akşama kadar yazıların içinde dolaşıp durduk.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın?ın, Müslümanlar açısından Kurban bayramının en önemli günlerinden birisi olan Arife, yani geçtiğimiz pazartesi günü verdiği bir beyanını okudum.
?Mezarlıklar yetmez oldu. 3 ay sonra ölülerimizi gömeceğimiz yerimiz kalmayacak. Bana kalsa ben ölülerimizin yakılmasını isterim? görüşünü içeren gazete haberi ilginçti.
20 Kasım Cumartesi günkü, ?Yasağı kendisi deliyor? duyurusu da bana göre ilgincin de ilginci.
Haberde, ?Antalya Büyükşehir Belediyesi, Ekim ayı meclisinde Kaleiçi?nde festival ve konser düzenlemesini yasakladı. Kasım?da yasağı deldi, festival kararı aldı? diyor.
Canın istedi mi koy yasağı, istemedi mi kaldır!..
Dün dündür, bugün bugündür zihniyeti.
Kime ne hesap vereceksin ki?
Meslekte çeyrek asrı geride bırakıyorum, ben bu işe başladığım gün de Kaleiçi tartışması vardı, çeyrek asrı devirmeme ramak kalmasına rağmen hala var.
Belediyeciler inceleme ve araştırma yapmak üzere yurt dışı gezilerine giderler. Avrupa ülkelerini geçtim, o geziler asya ülkelerine bile sıçramış durumda.
?Avrupa?yı zaten ayak yolu yaptık. Marifet Asya. Oralar bakir kalmış. Biz gidelim bakir yerleri, keşfedelim? deyip, Suriye bile aşındırılmış.
Gidiyorlar, görüyorlar ve geliyorlar. Tüm bunları neden yapıyorlar?
?Araştırma, inceleme ve bilgilenme? açısından.
Gördüklerini akıllarında tutabiliyorlar mı, yoksa, ?Sarhoştum, hatırlamıyorum? deyip geçiyorlar mı?
Bence ikincisi.
Kaleiçi ne mi yapılmalı?
Gidin Rodos?a. O gidişin adına da her zamanki gibi, ?Araştırma, inceleme? koyun. Gördüklerinizi bir yerlere not alın, fotoğraflayın ki, ?Sarhoştum, hatırlamıyorum? bahanenize gerek kalmasın.
Rodos?un Kaleiçi?nde gördüklerinizin yüzde 20?sini Antalya Kaleiçi?nde uygulayın, bir daha ?Ne olacak bu Kaleiçi?nin hali? derseniz, kalemimi pardon, klavyemi kıracağım.
Asayiş
Ekonomi
Özel
İlçeler
Antalya
Spor
Kültür-
Güncel
Doldur, boşalt bağ yap!..
Vedat Gürhan
Yorumlar
Trend Haberler
Antalya'da elektrik kesintileri: 29 Ağustos
Fatih Altaylı duyurdu: Antalya’nın simgesi 7 Mehmet kapanıyor mu?
Servisçilerden Milli Eğitim’e sert tepki: ‘Düzeni neden bozuyorsunuz?’
‘Görev değişir duruş değişmez’
7 Mehmet: Antalya’dan ayrılmamız söz konusu değil
Torun Turgut, annesinin haklarını hukuk mücadelesiyle geri aldı: 16 yıl sonra gelen zafer