İmanlı biri ol ki inanç değerin olsun. Çünkü iman, insanın hayata tutunduğu ilk anlam eşiğidir; yalnızca kutsala yöneliş değil, aynı zamanda vicdanın gerçek pusulasıdır. İnanç değeri güçlü olan insan, savrulmaz; karanlıkta bile olsa neye yaslanacağını iyi bilir. İman, görünmeyeni taşır ama görüneni de ayakta tutar. İmanı olan amin cümlesini yürekten söyler!
Sağlıklı bir birey ol ki yaşam değerin hep diri olsun. Sağlık, çoğu zaman farkına varılmadan harcanan en büyük sermayedir. Beden zayıfladığında hayaller de yavaşlar; irade, nefesin ritmine bağlı hâle gelir. Yaşam değeri, ancak sağlıklı bir varoluşla kendini sürdürülebilir kılar. Sağlık olmadığında iman da değer etmez!
Huzur iste ki ruhsal değerin yerinde olsun. Huzur, sessiz bir lüks değil; insanın iç düzenidir. Gürültüden uzak olmak değil gürültünün içinde bile kendini kaybetmemektir. Ruhsal değeri yerinde olan insan, başkasına hiçbir zaman yük olmaz. Ruhuna sarılmayı bilen, kendiyle barışık olmanın hafifliğini taşır.
Ve anlayışlı davran ki insan değerin bir ömür sürsün. Bil ki anlayış, bilmekten daha derin, haklı olmaktan daha kıymetlidir. İnsan, anlaşılmadığı yerde sertleşir; anlaşıldığı yerde ise yumuşar. İnsan değeri, tam da bu yumuşaklıkta, başkasına yer açabilme cesaretinde yol alır.
İman, sağlık, huzur ve anlayış… Değer dediğimiz şey, tek başına bir erdem değil; insanı insan yapan bu bütünlüğün tam adıdır.