“Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz” şeklinde yapılan çok sayıda anketler yayınlanıyor.

Herkes ve her çevre kendi meşrebince yayınlanan anketleri değerlendiriyor.

Ve elbette herkesin durduğu yer farklı olduğundan nasıl görüyorsa öyle yorumlayacaktır.

Ancak her ne şekilde yorumlarsanız yorumlayın, hatta “CHP birinci partidir” diye vaveylan etseniz de açık ve net olan bir şey var:

Her şeye rağmen AK Parti ve CHP kafa kafaya gidiyor…

Yani hemen hemen bütün anketlerin ortak yanına göre halkın yüzde 35’i hala “AK Parti bu ülkeyi doğru yönetiyor...” diye tavır belirliyor…

Ülkemizin yarısı kadarı gazeteciler başta olmak üzere birçok yazar-çizerin, Gezi eylemlerine katılanların, kaçamayacak olduğu halde belediye başkanlarının tutuklanmasının “kişisel haklar ve özgürlük sorunu” olmadığını söylüyor…

Yine halkın yarısı kadarı hala Gezi protestoları, Demirtaş başta olmak üzere DEM Partili çok sayıda siyasetçinin yaptıklarını “anarşist (!) ve AK Parti düşmanlarının bir provokasyonudur...” diye kabul ediyor

Seçmenlerimizin yarısına yakını hala iç cephenin güçlendirilmesini, Terörsüz Türkiye’yi engellemeye çalışan dış güçlerle iç düşmanlar (!) vardır ve AK Parti hükümetine karşı sürekli saldırılar düzenlemiştir diye düşünüyor…

Bu halkın yarısına yakını yaşanan enflasyonun, hayat pahalılığının, dövizin yüksekliğinin, emeklinin perişan hallerinin, emekçilerin sendikasızlaştırılmasının müsebbibinin CHP olduğu şeklinde irade beyan ediyor...

Ve hatta halkımızın yarısına yakınına göre;

Geçmişte yaşanan 4 bakan ve çocuklarının yolsuzluğu söz konusu değil...

Bir Bakanımız, İranlı bir gence “önünde yatarım” dememiştir...

Diğer bir bakanımız koluna 700 bin liralık rüşvet saati takmamıştır...

Suriye ile savaşa girmek için kendi topraklarımızı bombalama girişimleri olmamıştır, diyebileceğimiz bir irade beyanı ortaya koymaktadır...

Öyle “ben Türkiye’nin birinci partisiyim, bu cumhuriyetin kurucusuyum, iktidar benim olmalıdır” diye gert gert gerinerek gezinen CHP yönetimine bu güzide halkın yarısından fazlası;

“Otur oturduğun yerde, 100 mitingde 100 İmamoğlu mektubunu okutan kafayla sen değil iktidar, mahalle bekçisi bile olamazsın” demeyi de ihmal etmiyor.

HDP ve DEM’in “biz Türkiye’nin partisiyiz, sadece Kürtlerin değil, tüm Anadolu insanının çatısıyız” sözlerine ise münasip yeriyle gülerek “hadi oradan emekçi halkları, solu ve sosyalist hareketi Öcalan’ın koltuğuna giren strateji ile temsil edemezsin” demiştir, muhteşem sağ/duyusu olan emekçi halkımız...

Bizim oralarda halk arasında söylenen bir söz vardır, rahmetli anam çok sık kullanırdı:

“Ne s.çtın avucuma, ne süreyim yüzüne...”

Yani, sen bana ne verirsen, benden de onu alırsın...

CHP ve DEM’in bu halka ne verdiğine bir bakması lazım...

“Öcalan ve İmamoğlu merkezli politikalarınızla ne iktidar olabilirsiniz ne de bu ülkede gerçek bir demokrasiyi ve barışı getirebilirsiniz…”

Demedi demeyin; katkınız olan bu politikalarla Erdoğan yeniden cumhurbaşkanı seçilir…