Antalya?ya henüz tam anlamıyla kış gelmedi.
Ancak hava kirliliği haberleri ard arda gelmeye başladı.
Gazetelerde neredeyse hergün bu yönde haberler var.
Kimi uzmanlar hava kirliliğinin had safhalara ulaşacağını belirterek endişelerini dile getiriyor.
Kimi uzmanlar da tedirginliğe gerek olmadığını söylüyor.
İki farklı açıklama gelince doğal olarak halkı da alıyor bir telaş.
***
Yaşadığım bir olayı bugün size aktarmak istiyorum.
Geçen gün Kepez Belediyesi civarında oturan bir yakınımın evine misafir oldum. Birkaç saat oturduktan sonra eve gitmek üzere kalktım. Saatler beşi gösteriyordu. Dışarı çıktığımda göz gözü görmüyordu. Önce sis mi var diye baktım. Ancak sis değil, hava kirliliğinin olduğunu çok geçmeden farkettim. Antalya?nın arka mahallesi olarak gösterilen Kepez?de bu istenmeyen manzara maalesef her kış yaşanıyor. Maddi imkanları kısıtlı olan aileler ne buluyorsa sobaya atıyor. Araba lastiği en çok rağbet gören yakıt maddesi konumunda. Bir de dağıtılan kalitesiz kömür buna eklenince göz gözü görmüyor.
***
Neyse evin yolunu tuttum. Şehir merkezinde, yani Güllük?te oturuyorum. Bu bölgenin Kepez?e oranla daha temiz bir havası olduğuna şahit oldum. Tabi burada da hava kirliği var. Ancak dediğim gibi Kepez?e göre daha iyi.
Bu kez çocuklarla birlikte hazırlanıp Konyaaltı?nda oturan kayınvalideye gitmek için evden çıktık. Bu bölgede ise hava kirliliği hiç yoktu. Kepez ve şehir merkezine göre çok temiz bir bölge olduğunu söyleyebilirim Konyaaltı?nın.
***
Evet, işte size bir saat içindeki 3 ayrı bölgenin hava kirliliği değerleri. Tüm bunlar bize yeni ve düzenli yapılaşmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Kepez?de geçmişte yapılan gelişigüzel yapılar bugün o bölgeyi yaşanmaz hale getirmiştir. Tabi bunun başlıca nedenleri arasında ekonomi olduğunu da unutmamalıyız. O bölgede yaşayan vatandaşlarımızın ekonomik durumu şehir merkezi ve Konyaaltı?nda yaşayan vatandaşlardan düşük. Hal böyle olunca bölgeler arasındaki hava da değişiyor.