Antalyaspor’un galibiyet serisini ikiye çıkarmak istediği karşılaşmada rakip, Trabzonspor’du.
Kağıt üzerinde favori şüphesiz Karadeniz temsilcisiydi. Kadro derinliği ve kalite farkı, iki takım arasındaki en belirgin gerçekti.
Fakat tüm bu yazılanların dışında, mücadele gücü ve temposunu ortaya koyan Antalyaspor belki galip gelemedi ama iyi oynayarak zorlu maçtan puan almasını bildi.
Özellikle kaptan Veysel Sarı’nın Onuachu’ya karşı verdiği mücadele, benim için çok kıymetliydi.
Neredeyse çoğu pozisyonda rakibine adım dahi attırmaması, kaptanlık duruşuna yakışan bir görüntüydü.
İleri uçta mücadele eden Van de Streek ise Antalyaspor adına iki haftadır alınan puanlarda büyük rol oynayan oyuncu profilini sürdürdü.
Bir diğer öne çıkan isim, eski formuna yeniden kavuşan Bünyamin Balcı’ydı.
Takımımız adına ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu bu karşılaşmada bir kez daha izledik.
Tabii tüm bu artıların yanında, “olmasaydı galip gelirdik” diyeceğimiz bir oyuncu da vardı.
Hüseyin Türkmen sadece Antalyaspor’un değil, sahanın da en kötüsüydü.
Bir futbolcu ne kadar kötü oynayabilir deseler, bu maçı izletirdim.
Muhakkak ki teknik direktör Sami Uğurlu da oyuncusuna gerekenleri söyleyecektir.
Kaybedilen iki puanda etkisi büyüktür.
Toparlarsak; maç öncesinde “Kendi evimizde oynasak da 1 puana razıyım.” derken, maç bittikten sonra “İki puan kaçtı.” diye üzülüyorsak doğru yoldayız demektir.
Geç olsun, güç olmasın.
Doğru antrenör ve doğru sistemle durum ortada.