Craig Larsen, Cinnet adlı kitabında, hastalıklı düşüncelerimizde hapsolmuş, en derin korkularımızdan faydalanıyor ve bütün korkuların en büyüğü olan içimizdeki korkularla kötülüğü harmanlıyor.
Herkes gerelim romanı yazamaz.
Herkes pembe dizi romanı yazma yeteneğine de sahip olamaz.
Avukat, doktor, mühendis, sanayici ve esnaftan, hatta ve hatta çaycıdan dahi gazete yazarı olabiliyor.
Gazetecilik okuluna giden, verdiği 4 yıllık emekle kalıyor.
Şu bir gerçek ki gündemi herkes kendi isteği doğrultusunda belirleyemez.
Ama Antalya açısından bu farklı.
Yetenek meselesi.
Yerel gazetecilik adına yaşadığımız kentin çok daha iyi yönetilmesini, bu kentte yaşayanları yeniliklerle dolu projelerle tanıştırılması gerektiğini vurgulamaktan kaçınmıyoruz.
Craig Larsen Cinnet adlı kitabında hastalıklı düşüncelerimizde hapsolmuş, en derin korkularımızdan öyle faydalanmış ki, bana Antalya’nın Kırcami olayını hatırlattı.
İster Büyükşehir, isterse Muratpaşa Belediye Başkanları olsun, Kırcami ne yazık ki Akaydın ile Evcilmen’in en derin korkularının başında geliyor.
Gelmese Kırcami konusunu kapalı kapılar ardından konuşmazlardı.
Basın mensuplarına kapıları kapatılma olayını benim en derin meslektaşlarımdan birisi, “Burayı bir kenara bırakalım, AK Parti Antalya Milletvekili Menderes Türel, Tarım Bakanlığı’nın kararını neden bir basın toplantısı düzenleyerek basın açıklaması yapma gereği duymamıştır” diyor.
Yetmiyor, AK Parti Antalya Milletvekili Sadık Badak’ın EXPO çalışmalarıyla Türel’in önüne geçtiğini söylüyor.
Her insan önce kendi kılık kıyafeti, bazıları açısından da beyinlerdeki düşünce açısından mutlaka ayna karşısına geçip, kendi yüzüne dikkatle bakması gerekir.
Ben, Sadık Badak’ın veya Menderes Türel’in avukatı yada AK Parti savunucusu falan değilim ancak, Badak’ın bırakın seçildiği Antalya kentine, ülkeye yapacağı her türlü yararlı çalışmadan Türel, onur, gurur ve de şeref duyar.
Menderes Türel’i tanımayanlar veya ondan zamanında menfaat umup, beklentileri boşa çıkanlar ise hep şüphe.
Bu kentte doğmuş.
Bu kentte büyümüş.
Ekmeğini bu kentten çıkartmış yegane kişilerin arasında yer alan, tabiri caizse, öz be öz Antalya çocuğu konumundaki Menderes Türel, “Kırcami konusu kapalı kapılar ardında gizlice konuşulacak bir konum değildir” diye tavır koyup gazetecilerin toplantı salonuna alınmaması ile birlikte Kırcamililerin hakkını koruyor.
Ama sap ile samanı karıştıranlar, olayı başka yöne çekiyor.
Evet; Ak Parti Antalya Milletvekili Menderes Türel yanlış yapmıştır!
Tarım Bakanlığı yazısını reklamın olmayacağı, şanını şöhretini arttıramayacağı “Ortak Akıl” platformunun toplantısında açıklamıştır.
Kırcami bölgesindeki muhtarları bir araya toplayıp, binlerce kişiyi de karşısına alıp, gazetecileri de çağırıp, bakanlık kararını açıklayıp, bol bol alkış alması gerekirdi.
Türel işin şov tarafını tercih etmediği için hata yapmıştır.
Peki ya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ile, Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Avcilmen ne yapmışlardır?
Bütün korkuların en büyüğü olan kendi içlerindeki korkuyu ellerinde olmadan da olsa dışa vurmuşlardır.
Çünkü, Kırcami konusunu kapalı kapılar ardında konuşma gereği duymuşlardır.
Oysa, Kırcamililer kendi sorunlarını o kapı arkalarında konuşulmasından yıllardır yaka silktiler.
Geçtiğimiz günlerde de dediğim gibi, artık hayvan terli.
Yemiyor.
Asayiş
Güncel
İlçeler
Spor
Antalya
Özel
Trend Haberler
Antalya’ya yeni otel geliyor!
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
Swandor Hotels & Resort Kemer’de sezonun anahtarı: Misafir memnuniyeti ve kaliteli hizmet
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Köprülü Kanyon’da nefes kesen kurtarma
Antalya Havalimanı'nda bagaj krizi