Bugün, Atatürk Spor Salonu?nda yapılacak olan Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) İl Başkanlığı seçimini yazmayacağım.
Çünkü artık kim ne yazarsa yazsın veya derse desin, artık söz delegenin.
Bugün, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın?a belediye hizmetleri ile ilgili çağrıda bulunmayacağım.
Yine bugün Elin Sude hanımın cumartesi tatili ile ilgili program yapmasına hiç değinmeyeceğim, zira o programları Tenis kursuyla artık kilitledim. Yani Elin Sude hanım cumartesileri artık benimle dağ,bayır gezip, köy tavuğu yada gözleme yiyemeyecek.  Zira onun artık cumartesi günleri aylardır çok istediği tenis kursu başlıyor da ondan.
Peki ama neyi mi yazacağım?
Dün gazeteye geldim, günlük gazeteleri karıştırıyorum. Bir haber ilişti gözüme. Haberde, ?Kola yerine ayran satan okul kantinlerine ödül verilecek? deniyordu.
Büyük kızım Dilan, Karatay Lisesi mezunu. Dolayısıyla 4 yıl boyunca Karatay?da okudu. Kızım sınıfında ve sırasında arkadaşlarıyla birlikte eğitim görürken, bende haftanın hemen hemen 3-4 günü, okulun birinci katının girişinde bulunan, ?Okul Aile Birliği? odasında vakit geçirirdim.
İlk iki yıl, Okul Aile Birliği Yönetim Kurulu üyeliği görevinde bulunduk. Son iki yılımızda ise, başkanlık görevini ?yıktılar? demeyeceğim, şahsımıza verdiler.
Karatay Lisesi?ndeki ilk yılımızda hiç bir sorun yaşamadık. Süper Liselerin içerisinde Antalya?nın en iyisi, tabi ki eğitim ve öğretim açısından. ÖSS sınavlarında ise, Akdeniz Bölgesi?nin yüz akı, Türkiye derecelerinin sahibiydi.
Ne olduysa Dilan hazırlık sınıfından Lise 1?e geçtiği yıl oldu.
Karatay Lisesi?nin Anadolu Lisesi olma hakkı elinden alındı.
Okulumuzun en iyi Fizik, Matematik ve Kimya öğretmenleri başka okullara kaydırıldı.
Dilan Lise 2?deyken öğretmen açığımız hat safhaya ulaştı. O yıl da Okul Aile Birliği başkanlığı görevini bana verdiler. MF yani Matematik-Fen branşını seçen kızım ve diğer öğrenciler öğretmen açığından dolayı bu branşlarda yeterince eğitim alamaz hale geldiler.
2007 yılı eğitim ve öğretim döneminde, 10 Kasım Atatürk?ü anma töreni Karatay Lisesi?ne verildi. O anma gününde Okul Aile Birliği olarak yaptığımız görev dağılımında bana protokol ile ilgilenme görevi düştü. O gün Vali Alaaddin Yüksel?e tüm protokolün olduğu bir ortamda öğretmen açığımız konusunu aktardım. Hem de kararlılıkla.
Antalya Milli Eğitim Müdürlüğü görevine atanalı henüz 1 ay dahi olmayan mevcut Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay?ın da olduğu bir ortamda bunu yapmama bazıları şaşırdı, bazıları da, tebessümle destek verdi.
Çok geçmeden okulumuza Matematik ve Fizik öğretmeni atamaları yapıldı. Sorun geç de olsa eğitim ve öğretim açısından çözülmüştü.
Okulların en büyük gelir kaynağı kantinlerdir. Ve o kantinlerle Aile Birlikleri muhatap olur. Karatay Lisesi?nin kantin işletmecisi, ?Para kazanamıyorum? gerekçesiyle işi bıraktı. Yani kaçtı. Okulumuzun kantini ihaleye girecekti. Ve girdi. Ama ihale kaba kuvvet, mafya baskıları ve eksik evraklar gibi gerekçelerle iptal edildi.
Okul Müdürümüz Birol Orak?ın, ?Gel Türkiye genelinde bir çığır açıp, kantinimizi Okul Aile Birliği olarak kendimiz işletelim? teklifini ortaya attı. Olayı Milli Eğitim Müdürümüz ile paylaştığımda büyük memnuniyetlik gösterdi.
Bir gün sabah saatlerinde Vali Alaadin Yüksel aradı ve, ?Eğer böyle bir yolu sen açar, bu yürekliliği gösterirsen, Türkiye genelinde örnek olursun? dedi.
Fena halde gaz almıştım.
Karatay Lisesi?nin kantinini ihaleden çektik. Sen misin çeken. Ne tehditler almadık, ayaklarımıza mı sıkılmaya kalkılmadı.
?Ben çocuklarımızın okuduğu okulda ekmek arası köfte yerine, ekmek arası uyuşturucu sattırmam? diyerek, kararlığımızı gösterdik ve kendi kantinimizi, kendimiz işletmeye başladık.
İşletme konusunda tek şartımız vardı. Karatay Lisesi?nin kantininde kola, cips, sakız, şeker, fast-food ve bunlar gibi obeziteyi artırıcı gıdalar asla satılmayacaktı. Öyle de yaptık. İçecek olarak süt,ayran. Meyve suyu ve su. Yiyecek olarak ise döner.
Sabahları öğrencilere bardağı 25 kuruştan sıcak ballı süt verdik. Ayranı 10 kuruşluk bir kar marjıyla öğrencilerimize sunduk.
Tarım Bakanlığı?nın beyaz bayrağı ile hijyen belgesini Vali Alaaddin Yüksel 2 Şubat 2008?de okulumuza takdim etti.
Biz bunu 2.5 yıl önce başardık ve hala kantininde kola yerine ayran satan okullar bulunmaya çalışılıyor.
İstenirse tüm okullar Karatay?ın 2.5 yıl önceki yaptığını yapabilir.
Yeter ki istensin.
Peki kim istemez?