Bugün Cumartesi. Sude?nin, pardon Elin Sude?nin günü.
Elin dediysem, eskilerin tabiriyle başkalarının Sude?si değil. Zira, Sude hanım aynı zamanda iki isimli ve Elin Sude Gürhan.
Önceki gün MSN?den bana, ?Baba sen benimle ilgili konuları yazarken, neden sadece Sude ismimi yazıyorsun. Benim diğer ismim olan Elin?i de sen koymadın mı. Bundan sonra ismimi doğru yaz? uyarısı yapmıştı. Bu nedenle bundan sonra tek Sude yok. Elin Sude var.
İki haftadır cumartesilerimizi bölüyorduk. Sude, pardon ya, Elin Sude hanımın deneme sınavlarının yoğunluğundan kaynaklanıyordu o bölme işlemi.
Bu haftaki cumartesimiz bölünmüş olmayacak.
Peki ama biz bugün ne yapabiliriz?
Dış ilişkiler bağımlısı olmadığımıza göre, iç ilişkilerimize bakacağız.
Millet yurt dışından beri gelmiyor biz ise Havana ablamızın köy tavuğuna razı oluyoruz.
Millet uçakların, busines mi neydi, sosyete koltuklarında yudumladığı viskiyi ballandıra, ballandıra anlatıyor.
Varsın anlatsınlar. O sosyete koltuklarında isterlerse havyar yesinler.
Bize Hüsnü ağabeyimizin Burgaz rakısı şurup gibi geliyor, patlıcan közlemesi baldan tatlı.
Sen Tünektepe?ye çıktın mı hiç arkadaş?
Hisar Çandır, Söğütcuması, Karağaç tarafına gittin mi?
Çocuğunu Saklıkent?e kaç kez götürüp, kar topu oynattın?
Peki ya Geyikbayırı tarafını bilir misin?
Güllük Caddesi?nden aylardır geçmeyenler, gittikleri Avrupa şehirlerini yere göğe sığdıramıyorlar. Bunu yapanlar geliyor, kendi gazetelerine en büyük puntolarla, hem de kapital yani büyük harflerle, ?AVRUPA?NIN EN İYİSİ ANTALYA? başlıkları atıyorlar ama, ?Haydi gel? dediklerinde koştura, koştura Avrupa seyahatlerine gidiyorlar.
Madem Avrupa?nın en iyisi Antalya, neden gezi maratonundan geri kalmazsın ki?
Biz gidemiyoruz arkadaş.
Daha doğrusu götürülmüyoruz.
Antalya?nın dış gezi işlerinden sorumlu olanlar, isim isim belirli sınırda tutulmuş. O isimlerin dışına ne yazık ki çıkılmıyor.
Durdu, durmadı, buldu, bulmadı vs. vs.
Onlar Avrupa?ya, biz Yayla?ya aboneyiz.
Kıskanıyor muyum?
Asla.,
Bu asla sözüm, aynı zamanda kapalı kapılar ardından Avrupa dedikodusu yapanlara ithaf olunur.
Bugün için benim niyetim belli.
30 TL?yi bir köşeye ayırdım. 50?lik yenisinden rakım da buz dolabında duruyor.
Gideceğim Havana ablamıza. Bir köy tavuğu yaptıracağım. Tavuk sulu bulgur pilavı, yeşil salata ve bazlama derken rakı da yanında.
Değmeyin keyfe gitsin.
Elin Sude ne mi yapacak orada?
Tavukların, kedilerin, köpeklerin peşinde koşup, şarıl şarıl akan sulardan içecek.
Yeşilliklerin ortaya çıkarttığı güzellikleri izleyip, tatil gününün tadını çıkarılması gerektiği kadarını çıkartacak.
Benim makineyle de bol bol resim çekecek, kendi resmini çektirecek.
Evet.,
Avrupa?nın en iyisi Antalya. Ve ben Almanya?nın, Belçika?nın, Fransa?nın beton kentlerine değişmem Antalya?yı.
Sözde değil, özde Antalya.