Ligin ilk yarısı bitince biz de tatil havasına girdik.
Eminim ki bu devre arası ve lig sonlarının gelmesini en az yöneticiler istiyordur.
Transfer bir yandan, takımların kamp yapma istekleri bir yandan.
Para, para, para.
Medical Park Antalyaspor, sezon öncesi çok uzun süren kampının acısını şimdi çıkarıyor. Herkes evinden, ailesinden, kentinden uzak kampa girerken, Antalyaspor devre arasını evinde geçiriyor.
Transferde de durgunluk yaşanıyor.
Beşiktaş hariç. Herkesin gözü orada. Hem aldıkları oyunculara gıpta ile bakıyorlar, hem de göndermeyi düşündükleri oyuncuların peşindeler.
Beşiktaş ara transferin belirleyici takımı oluyor. Ankaragücü için de benzer bir beklenti var. Başkent ekibi için daha çok gönderilecekler takipte.
Bu arada bakıyoruz ki, bir çok takım 7’şer 8’er oyuncusunu birden göndereceğini açıklıyor.
Antalyaspor ise zaten gönderebileceği oyuncu yokken ve sadece Proment kendi isteğiyle ayrılmışken, vakit kaybetmeden aynı bölgeye İbrahim Dağaşan takviyesini yaparak, transferde kontrpiyeye düşmeyeceğini gösterdi.
B Planı her zaman olmalı.
İbrahim ile farklı öngörüler var. Bir kere eski takımında forma bulamadığı iddiaları gerçek dışı. 17 maçın sadece 1’ini kaçıran, 14’ünde ilk 11’de sahaya çıkan bir futbolcu maç kaçırmış sayılmaz. 2 yıl önce Fenerbahçe ile adının anılması, kimsenin bonservis parası vermek istemediği günümüzde, Sivasspor’a para ödenerek alınan İbrahim için, hiç izlenmemiş bir oyuncu olsa dahi sırf bu verilerle bile ‘ıskarta’ diyemezsiniz.
Ancak, Antalyaspor’a ne katar derseniz, bunu kimse önceden bilemez.
Şahsi fikrim, İbrahim Dağaşan’ın güç kazanmak için değil, güç kaybetmemek için yapılan bir transfer olduğu.
Peki, Antalyaspor güç kazanmak için transfer yapacak mı?
Cevap: Evet.
Bunu Başkan Akıncıoğlu da Teknik Direktör Özdilek de söylüyor ama bir çok oyuncuyla görüşüp kimseyi alamayabilirsiniz de.
Kanımca mevcut kadro, ligi puan durumunun benzer bir yerinde bitirebilecek düzeyde. Daha iyisi olabilir, kötüsü olmaz.
İlk yarıda çok basit kaçırılan birkaç puan alınabilirse, bu gerçekleşebilir. Ancak her zaman önce kötüsünü düşünmeliyiz diyenler varsa da, ilk üç maçta (Fenerbahçe, Sivasspor ve Trabzonspor) sıfır puan alıp panik havasına girilmesinden endişe edenlere de hak vermemek mümkün değil.
Ama görünen, takımın iyi yolda, geleceğe emin adımlarla yürüdüğüdür.
Elbette bu noktada taraftara da büyük iş düşüyor.
Gerçi takım gibi onların da yürüyüşü var bu Pazar.
Taraflı basını ve yönetimi protesto edecekler.
Pazar günü ben de yürüyüşte olmayı planlıyorum ama diyorum ki
Keşke 100. Yıl iptal edilirken, Dünya Basketbol Şampiyonası elimizden uçarken, stadyum elden giderken, Yeşilbayır tesislerinin ihalesi durdurulurken de aynı hassasiyeti gösterip, Pazar günü Antalyaspor’un kapısına bırakacağınız siyah çelengi partilerin kapısına da bırakabilseydiniz de o zaman kendisiniz için değil, Antalyaspor için yürüdüğünüze inanabilseydik.
Spor
Antalya
Asayiş
İlçeler
Kültür-
Trend Haberler
Servisçilerden Milli Eğitim’e sert tepki: ‘Düzeni neden bozuyorsunuz?’
Fatih Altaylı duyurdu: Antalya’nın simgesi 7 Mehmet kapanıyor mu?
‘Görev değişir duruş değişmez’
Antalyaspor’un eski yöneticisinden çarpıcı açıklamalar!
7 Mehmet: Antalya’dan ayrılmamız söz konusu değil
Torun Turgut, annesinin haklarını hukuk mücadelesiyle geri aldı: 16 yıl sonra gelen zafer