Dün saat 14.45’te ne düşünüyorsam, dün saat 12.59’da aynı şeyleri düşünüyordum.
Benim için Antalyaspor’un İstanbul Büyükşehir Belediyespor karşılaşmasında aldığı 3 puanın rakamdan öte bir değeri yok.
Önemli olan bazı çatlak seslerin susmasıyla, kazanılan bu oldu. Nitekim takım 28. dakikada golü yiyince 30. dakikada deniz’in geri pasını ıslıklayan ve ardından “Oynasana lan” diye bağıranların susmasıydı.
Antalyaspor’un oynadığı futbol, bundan önceki haftalarda oynadığından çok farklı değildi. Kazanma iştahında biraz daha artış vardı, hepsi bu.
Yakalanan pozisyonlar, kaçırılan pozisyonlar, rakibe pozisyon verilmeden yenen gol, hepsi aynıydı.
Sahanın en iyileri, savunma anlamında İbrahim Dağaşan, hücumda ve genelde ise Tita ve Uğur İnceman’dı.
Ali Tandoğan’ın attığı gol hafta içinde çalışılmış bir goldü. İlkinde Uğur atamadı, ikincisinde Tandoğan affetmedi.
Ali Zitouni’nin golünü ise İstanbul Belediye çalışmış olmalı.
Auta giden bir topu rakip oyuncu kaleye yuvarlıyorsa, bu, Ali Zitouni’nin Allah’ın en sevdiği kullarından biri olduğunun işareti. Bu gol, bekleneni sahaya yansıtamasa da iyi niyetiyle mücadele eden Zitouni’ye ödüldü.
Ali Tandoğan’ın attığı gol de ödüldü.
Sol bek Minev’in sol kanattan başlattığı atakta, 5 pas yapılıp sağ bek Ali Tandoğan’ın topu filelere göndermesi de daha 30. dakikada “Oynasana lan” diyenlerin ödülü olsun.