Hani hep sorulur ya, ?Türkiye?de eğitim kime emanet? diye?
Kimse bu sorunun cevabını bulmak bile istemez.
Belki de bulunması işlere gelmez.
Bugün 24 Kasım.
24 Kasım, Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önder Atatürk?ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettikleri tarihtir. Bu bakımdan 24 Kasım, Atatürk?ün doğumunun 100. yıldönümü olan 1981 yılından bu yana ?Öğretmenler Günü? olarak kutlanmaktadır.
Öğretmenin eğitimdeki misyonu düşünüldüğünde tabii ki 24 Kasımların anlamı çok büyüktür. Ancak bu gün 24 Kasımlar, Devletimiz için, Milletimiz için, veli, öğrenci ve öğretmen için ne anlam ifade etmektedir?
Aslında hepsi için de aynı anlamı ifade etmesi gereken bu gün, ne yazık ki aynı anlamı ifade etmemekte!.
Yani söylemde öğretmene hepsi aynı değeri verirken, eylemde hiç de öyle olmadığı görülmekte.
Söylemde toplumun en önünde yer aldığı ifade edilen öğretmen, bu gün gerçekten toplumun önünde midir?
Türk Eğitim-Sen, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla bir anket çalışması gerçekleştirmiş.  Anket sonuçlarına göre öğretmenlerin yüzde 79.9 unun kredi kartı borcu olduğu, kart borcu olan öğretmenlerin yüzde 42.1 inin ise çözümü şans oyunlarında aradıkları ortaya çıkmış.
İnternet üzerinden yapılan ve 3 bin 534 öğretmenin katıldığı anketin çarpıcı sonuçları ortaya çıkartması dikkatlerden kaçmıyor.
Yüzde 58.9 unun kirada oturduğu, yüzde 31.2 sinin kendi evi olduğu, yüzde 6.5 inin ailesiyle kaldığı, yüzde 3.4 ünün de evinin ailesinden miras olduğuna dikkat çekilmiş..
"Öğretmenlere maddi olarak hayatınızdaki en büyük lüksünüz nedir?" sorusu yöneltilmiş, ankete katılanların yüzde 39.4 ünün hiçbir lüksü olmadığı gerçeği ortaya çıkmış.
Ankete katılanların yüzde 52 sinin borçları ve ekonomik sorunları dolayısıyla stres ve endişe gibi duygularının arttığı, yüzde 12.3 ünün işine dikkatini veremediği, yüzde 12.2 sinin sinirli tavırlar sergilediği, yüzde 5.4 ünün uykusunun düzensizleştiği, yüzde 5 inin de depresyona girdiği yönünde cevaplar çıkmış.
Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 50.3 ünün öğretmenlik mesleğini seçtikleri için pişman. Öğretmen olduğu için pişman olanların yüzde 36.8 inin Milli Eğitim Bakanlığı nın politikalarının motivasyonunu olumsuz etkilediği, yüzde 30.2 sinin öğretmenlik mesleğinin saygınlığının kalmadığı, yüzde 26.5 inin ekonomik olarak tatmin etmediği, yüzde 6.4 ünün de çalışma koşullarının iyi olmadığı ifade edilmiş.
Peki, tüm bu acı gerçekler kimin umurunda?
Yada, kimin umurunda olması gerekir?
Oysa eğitim devletin, hükümetlerin en öncelikli politikası olmalıdır. Çünkü eğitim, bir toplum için gelişmenin ve çağdaşlaşmanın tek anahtarıdır! Ulusların bu günkü refah ve mutlulukları, ekonomik ve uygarlık seviyeleri eğitime verdikleri önemle ölçülür.
Evet.,
Bugün 24 Kasım.
24 Kasımlarda göklere çıkarılan öğretmen daha sonra unutulmakta, kendi dertleriyle baş başa kalmakta.
Öyle ki kimi zaman okullarda kendi hazırladığı programla kendi gününü kutlamakta.
Öğretmenler odasında 2-3 kilo kuru pasta, 5-6 şişe gazlı içecek, her birine birer gül yada karanfil. Sık elini, öp yanaklarından.
?Öğretmenler günün kutlu olsun öğretmenim? de geç.
Al sana öğretmenler günü kutlaması!..
24 Kasım öğretmenler gününü değil, Türkiye?deki tüm öğretmenlerimizi verdikleri onurlu mücadele ve kutsal hizmetlerinden dolayı kutluyorum.