Antalya’da, “Ortak akıl platformu” diye bir oluşum var mış!. Ve o oluşum geçtiğimiz Cumartesi günü, Rixos Sheraton’da Kırcami ile ilgili bir toplantı yapmaya karar verip, yapmış da.
Söz konusu toplantıyı duyan ilk gazetecilerden birisiyim. Dolayısıyla, istihbarat şefimiz Şükrü Ağırman’a, “O toplantıyı mutlaka takip et” talimatını verdim.
Ağırman toplantıya gider, belli bir süre bekler ve otelden bana telefon açar.
“Vedat bey. Evet doğru. Kırcami ile ilgili toplantı yapılacak. Ama ne yazık ki gazetecileri toplantıya almıyorlar.”
“Basın mensuplarının alınmama gerekçesini sordun mu” dedim.
“Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın ve Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen’le ikisi alınmamalarını şart koşmuşlar. Hatta AK Parti Antalya Milletvekili Menderes Türel bunun yanlış olduğunu, toplantının gazetecilere kapatılması halinde kendisinin de bu toplantıya katılmayacağını söyledi ama yine de bizleri toplantı odasına almadılar” demez mi?
“Tamam. Sen normale dönebilirsin. Ama bu haberi gelişmeler nasıl olduysa aynen istiyorum” dedim.
Akdeniz Manşet Gazetesi olarak Pazartesi günü haberi, “Kapalı kapılar ardından Kırcami” özetlemesiyle verdik.
Bunun adı tek kelimeyle Kırcami için Antalya basınına konan sansürdür.
Benim ülkemde her yılın bir günü, ‘Basın’a sansür’ protestoları yapılıyor. O protestoların önde gidenleri de, Sosyal Demokratlar.
Antalya Ortak Akıl Platformu’nun kimlerden oluştuğunu emin olun ki bilmiyorum. Ancak, sanırım çoğunluğu Sosyal Demokrat kimliğe sahip kişiler.
Sen hem bizim basına sansür karşıtı protestolarımızın en önünde giden olacaksın, hem de basına sansür uygulayan gurubun temsilcisi öyle mi?
Basın’ı o toplantıya almadınız da elinize ne geçti?
Çözebildiniz mi Kırcami konusunu?
Yıllardır en küçük bir olumlu çalışma yapmayıp, milleti kandırıp, kaşıya kaşıya kangrene dönüştürdüğünüz Kırcami şimdi de kapalı kapılar ardından mı konuşulacak?
Büyükşehir Belediye Başkanı olay Kırcami olduğunda neden basından çekinir ki?
Peki ya Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen?
Neymiş efendim, “Kırcami konusu önemli. Akaydın ile Evcilmen aynı partiden olabilirler ama bir birleriyle anlaşamayan kişiler. Dolayısıyla kendi aralarında bir tartışmanın Kırcami olayının önüne geçebilir. Bunun için basın toplantıya alınmamıştır.”
Şu zihniyete bakar mısınız?
Hem de Sosyal Demokrat geçinen, daha doğrusu Sosyal Demokratların sızıntısını zevkle yapan bir zihniyetin gerekçesi bu.
Yuhlar olsun.
Ben Sosyal Demokratlığı, “Hak yemeyen. Hakkı söke söke almaktan çekinmeyen. Halkın yararına ne olursa olsun sonuna kadar uğraş veren. Halk konusunu halktan gizlemeyen. En önemlisi de, sansürün karşısında dağ gibi dikilen zihniyetli kişiler sanırdım.
Hoş.,
Hala da aynını sanıyorum.
Ama bunun tam tersi olanlar, artık yeter sosyal demokrat falan geçinmesin. Kırcamililer de artık gerçekleri görsün.
Kırcami olayı baş gösterdiğinde yüzlerini gizlemeye çalışan, hatta değişik maske takanlar bilinsin.
Kapı kapatana, “Bir yaran mı var da gocunuyorsun” denir.
Olay Kırcami ise ve kapılar kapatılma gereği duyuluyorsa, “Sizler Kırcami konusunda bir şeylerden korkuyorsunuz” adı konur.
Ama şu bir gerçek ki, yaşantınız boyunca korkunuzu dışa kesinlikle vuramayacak karakterde olduğunuzu da, dediğimiz gibi özellikle de Kırcamililer bu saatten sonra bilmeli.
Bileceklerdir de.
Ortak Akıl Platforma yetkililerine gelince.
Aklınızı sevsinler!.
Sizler emir erleri misiniz, yoksa sansür uygulayıcısı mı?