İyi Haftalar Saygıdeğer Okuyucular,
Geçmiş yazılarımda da sürekli bahsettiğim gibi son 10 yıl içinde ABD’nin genişleme politikası çerçevesinde piyasaya ciddi USD arzı gerçekleşmiş ve ülkemizde de bu arz sayesinde çok ciddi sermaye girişi olmuştu.
ABD özellikle 2008’de yaşamış olduğu Mortgage krizinden sonra bu politikasını arttırarak sürdürmüş ve bu durum da ülkemizdeki büyüme potansiyeli çerçevesinde para girişinin artarak devamını sağlamıştı.
Ancak son 3 yıldır doğan siyasal belirsizlik söz konusu para girişinin sermaye yerine sıcak paraya dönüşmesine sebep oldu.
2015 yılında ise işler tamamen değişti ve ABD’nin FED aracılığıyla faiz artırımını gündeme getirmesi ve siyasal belirsizliğin hat safhaya çıkması sebebiyle sıcak para giriinde de yavaşlama hatta fon çıkışı görülmeye başladı.
Şu ana kadar ABD faiz artırım sopasını tüm dünyaya göstererek paranın ülkesine dönmesini sağladı. Ancak bugün itibariyle işler biraz değişti ve ABD’nin tahvil geri ödemelerinin vadesi geldi. Bu nedenle bırakın faiz artırımını yeniden finansal genişlemeye gitmesi yani para basma durumu gündeme geldi.
Bununla birlikte Avrupa Merkez Bankası da finansal genişlemeye gitme kararı aldı. (AMB bu kararı sıkı bir disiplin içinde yürütmeye çalışıyor ve basacak olduğu paranın sadece Avrupa içinde kalmasını sağlamak istiyor.)
Bu durum şu an itibariyle ülkemiz adına olumlu görünüyor. (Yeni bir para bolluğu trendi ve sermayeyi ülkemize çekebilme şansı söz konusu.)
Ancak bunun için çok önemli yapısal reformlar yapmamız gerekiyor;
Bunlar öncelikle siyasi istikrarın sağlanması, ülke içinde yaşanan sorunların çözümü, tüm halkın yeniden kucaklaşması, eğitim reformu(ki sermaye sahiplerinin gelecek açısından çok dikkat ettiği bir unsur), adalet mekanizmasının ve güçler ayrılığının düzgün çalışması, Anayasa değişikliği, büyüme de ithalata bağlılığın azaltılması ve buna bağlı cari açığın düşürülmesi ve en en önemlisi bu yapısal reform paketine bağlı kalınması.
Bunlara sosyal enerji tasarrufu ve reel sektöre yönelik reformları da ekleyebiliriz.
Önümüzdeki seçimden ne sonuç çıkacağını şimdilik kestirmemiz zor ancak ne çıkarsa çıksın ülkenin menfaatine olacak bu reformları birlik içinde yapmamız çok önemli.
Unutmayalım Dünya artık küçük bir köy ve en ufak sıkıntı hane halkına kadar yansıyor. Bu aşamada yıkıcılıktan ziyade yapıcı olmak milli bilinç açısından büyük önem taşıyor.
Bizler de halk olarak bu hususlarda zorlayıcı olmalıyız ve yöneticileri de bu yapıcılığa itmeliyiz.
Aksi taktirde önümüzdeki günlerde yakalayabileceğimiz yeni gelişim rüzgarının başka mecralara kaymasını sadece izleriz.
Mutlu, sorunsuz bir seçim geçirmeniz ve her koşulda ülkemizin kazanması dileklerimle.
Saygılar