Hasan Subaşı için.,
2009 yerel seçimleri öncesi, zamanın CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile, “Elmalı’daki konağında görüştü. Subaşı CHP’ye geçip, Büyükşehir adayı oluyor” (Baykal ile Subaşı arasında böyle bir görüşme olmamıştır ve görüşen kişinin zamanın CHP İl başkanı Ömer Melli olduğu sonradan öğrenilmiştir) denilmişti ya.,
İdeolojisi gereği CHP’ye yakın olmayıp, adı AK Parti ile flörtlerde olduğu gündeme taşınmıştı ya.,
“Siz Hasan Subaşı’yı siyasi yaşamında zikzak çizerken gördünüz mü” cevaplarını tüm bu gelişmelere şamar gibi yapıştırıp, herkesin ümüğünü tıkamıştı.
Tıkamıştı, tıkamasına da, 2009 yerel seçimlerinde bugünkü Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Akaydın’a önceleri her ne kadar kapalı olsa da, sonradan ardına kadar açılan ve o açılımı inkar etmeyen bir destek sağlamıştı.
Ve bir seçim daha kapıya gelip dayandı.
Hasan Subaşı için de, yaklaşan genel seçimler öncesi, “AK Parti’ye geçiyor, geçmek üzere” denilmeye başlandı.
“Siz Subaşı’yı siyasi yaşamında hiç zikzak çizerken (!) gördünüz mü?.
Şu ana kadar şahsım olarak görmedim.
Ama bundan sonra da görmeyeceğim anlamına gelmez.
Eğer ki Hasan Subaşı siyasetçiyse-ki “Zikzak” örneği verirken, “Ben sözümün ardında dağ gibi duran, siyasi kariyer uğruna Parti, Parti dolaşanlardan değilim” demek istediği bir gerçek. O nedenledir ki, “Geçiyor, geçecek” gibi iddialar, “Zikzak” cevabıyla çelişiyor.
Hasan Subaşı siyasetçilikten vazgeçip, bundan sonraki yaşantısını politikacı olarak devam ettirmek istiyorsa, o zaman bırakın AK Parti’ye, TKP’ye (Türkiye Kominist Partisi) bile geçse, kimseyi ırgılamaz.
Çünkü, her ne kadar katılan olmasa da siyasetçi ayrı, politikacı ayrıdır.
Siyasetçi söylediklerinin arkasında dimdik durur. İdeolojisi uğruna zikzaklar çizmez.
Politikacı ise tam tersi. Sağı, solu oynar. Söylenenleri not alır gibi yapar ancak, not tuttuğu kağıt, çöpe atılmaya hazır durumdaki sigara paketinin kağıdıdır. O not tutulur ve kimsenin olmadığı bir ortamda, politikacı tarafından çöpe atılır.
Bence de Subaşı’dan AK Parti’ye “Evet”.
Hatta bu “Evet” olayı yeni değil. Referandum oylamasında rengini açıkça belli edip, “Ben evet diyeceğim” deme gereği hisseden Hasan Subaşı, bu duruşunun semeresini Genel seçimlerde görecektir.
İşin çelişkili tarafı yerel seçimlerde CHP’nin teklifini kabul etmeyip, Menderes Türel’e rağmen, “AK Parti’nin adayı olabilir” denilen Subaşı’nın yerel seçimlerdeki CHP yanlısı tavrına rağmen adının AK Parti ile anılması.
Yerel seçimler değerlendirmesinde, “Beni en çok Antalya şaşırttı” diyerek üzüntüsünü dile getiren Başbakan’ın, CHP’nin Antalya’da kazanmasına mini minnacık da olsa katkı koyan birisinin kendi partisiyle ilgili adının milletvekili adaylığında anılması.
Siyaset bazen politikacılık oluyor, Politikacılık da siyasetçilik.
Referandum öncesi ‘Evet’ci olan Hasan Subaşı’nın DP’den ayrıldıktan sonra AK Parti teklifine de-ki şimdiye çoktan olmuştur, “Evet” diyeceğinden de artık kuşkum yok.
Maksat Politikacılık oynamak değil mi?
Oyuncakçıda da satılmadığına göre.
‘Hayır’lara vesile olması dileğiyle.
Antalya
Asayiş
Özel
İlçeler
Kültür-
Gündem
Eğitim
Ekonomi
Spor
Güncel
Sağlık
Trend Haberler
674. Elmalı Yeşilyayla Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Servisçilerden Milli Eğitim’e sert tepki: ‘Düzeni neden bozuyorsunuz?’
Antalyaspor’un eski yöneticisinden çarpıcı açıklamalar!
Bülent Korkmaz’dan Sivasspor yenilgisi sonrası: “Futbolun içindeki bütün talihsizlikleri yaşıyoruz!”
‘Eleştiriyorum diye beni engelledi!'
İsmail Öz’den dikkat çeken mesaj: Sen saygı duy ki, saygı duyulasın