Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Mustafa Akaydın.
Nam-ı değer HOCA..
“Yaparsa hoca yapar” edalarıyla kolları sıvadın, bu millet o hocaya inandı ve ardından koştu. Oylarını verdi. Baş tacı edercesine, Antalya kentinin başına getirdi.
Sana inandılar.
Sana güvendiler.
Ne var ki 21 aydır bırakın hizmet veya hizmetlerin yolunu gözlemeyi, o millet ulaşım rezaletinin içerisinde boğulmaktan kurtulamaz hale geldi.
Neredeyse kilometrelere bulan kuyrukların ardında bekledi, bekletildi sana oy verip, baş tacı edenler.
Sitemlerini bizler senin önüne taşıdık ancak, görmemezlikten mi geldin, yoksa o an başka bir düşüncelerde miydin bilemiyoruz.
Adına, “Antkart rezaleti” koyduğun ulaşım sistemini kaldırabilmek uğruna, Halkkart’ı getirdin. Getirdin, getirmesine de, o kartı kullanandan tut da, o karta dolum yapacak bakkal, market, büfe ve daha nice esnaf insanlar bir birleriyle karşı karşıya gelmekten bıktı.
Her defasında söylüyoruz söyleyeceğimizi ama galiba kendimiz dinliyoruz. Bu nedenle aşağıdaki dizeleri belki hatırlıyorsundur fakat, vatandaşlık görevim icabı birkez de ben hatırlatmak istedim.

Bir uykudan böyle bir ses
Duy uyan etme uyan
Uyku bir can olsa bile
Kıy uyan gardaş uyan
**
Uyku tembel niyetidir
Aç gözünü hayat nedir
Gittiğin yol çok kötüdür
Cay uyan halkım uyan
**
Ates düşmüş döşeğine
Sen gene uyursun gene
Elini vicdan üstüne
Koy uyan nolur uyan
**
Kazanmadan yemek ayıp
İnsan hakkı olur kayıp
Tek benim sırtımdan soyup
Doy uyan yapma uyan
**
Uyuyanın kazancı olmaz
İnsana bir vefa vermez
Bir daha Mahzuni gelmez
Say uyan dostum uyan
**
Yeter artık uyuduğun
Sen de ögren sen de uyan
(Aşık Mahsunu Şerif)