Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in 30 Mart yerel seçimlerinden sonra koltuğa oturur oturmaz attığı adımlara alkış tutmamak elde değil.

En basiti yıllardır Antalya’nın başına bela olan ve kimsenin yıkmaya cesaret edemediği ‘ucube’ diye anılan Özel İdare Binası’nı yıktı.

Yıkılan alana şimdi muhteşem bir park yapmak için kolları sıvadı.

Taraflı tarafsız herkesin beğendiği proje yakında bittiğinde Türel’in kıymeti daha iyi anlaşılacaktır.

Yine Antalya trafiği için attığı adımlar biliniyor. Çevre yolunda trafiği rahatlatma adına üst yollar için düğmeye bastı, işler tam gaz sürüyor. Kepez Belediyesi’nin bulunduğu kavşakta katlı yollar yapılıyor. Bunun gibi daha birçok çalışma yürütülüyor. Özetlemek gerekirse 5 yıllık süre zarfında 19 adet katlı kavşak ve 200 kilometre yol yapılacak.

Tabi yaptıkları bununla sınırlı değil. Konyaaltı Plajı’nı halka açtı. Hem de ücretsiz. Hem de şezlong, şemsiye, tuvaletler de bedava. Bazen küçük çaplı istenmeyen görüntüler ortaya çıksa da son derece beğeni toplayan bir adım olarak görülüyor.

Türel’in son yaptığı ise gerçekten alkışı hak ediyor. Bilindiği üzere geçtiğimiz cumartesi günü Sarısu’da kadınlara özel plaj yapıldı. Son derece modern olan bu plaja daha ilk günler olmasına rağmen büyük bir beğeni aldı. Plaja gidenler her fırsatta Türel ve ekibine teşekkür ediyor. İlk günlerde özellikle CHP’lilerin verdiği tepki ise artık yok. Hatta partililerinden tepki almamak için sessiz kalanlar da destek vermeye başladı. Bunu artık dillendirmekten bile çekinmiyorlar.

Bu arada, halen tepki veren de yok değil.

Bunlardan biri de İbradı Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru’dur.

Önceki gün bir açıklama yapan Küçükkuru, “Turizmin başkenti Antalya’ya bu plaj yakışmadı” dedi.

Bununla yetinmeyen Küçükkuru, “Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ‘Pozitif ayrımcılık’ yapıyoruz diyerek Kadınlar Plajına şirin bir kılıf arıyor. Bunun adı ‘Pozitif ayrımcılık’ değil insanlarımızı ötekileştirmek, ikiye bölmektir. Bu plaj yasakçı zihniyetin ürünüdür” diye de devam etti.

Küçükkuru yaptığı bu açıklamayla aslında kendisinin ‘yasakçı’ olduğunu itiraf ediyor. Zira bazı kadınlardan bu yönde istek vardı. İşte bu isteğe cevap verildi. Kimse oraya zorla götürülmüyor. İsteyen gider istemeyen ise gitmez. Dolayısıyla bunu yasakçı zihniyet olarak lanse etmek yanlıştır. Tam aksine bu isteğe karşı çıkanlar yasakçıdır.