Asıl Tehlike Çeteler Değil, Yolunu Kaybeden Çocuklar!

İtalya'da yürütülen soruşturma dosyalarına göre, Barış Boyu'nun adının da geçtiği organize suç ve PKK bağlantısı iddiaları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Ancak bence asıl tartışmamız gereken konu bu dosyaların ayrıntıları değil.

Asıl soru şu:

**Gençler neden devletin temsil ettiği itibara değil, suç örgütlerinin oluşturduğu sahte itibara özeniyor?**

Çünkü biz sonucu konuşuyoruz, nedeni değil.

Mahkeme dosyalarına yansıyan şu cümle ise suç örgütlerinin insan kaynağını nasıl oluşturduğunu tek başına özetliyor:

“Bana yolunu kaybetmiş çocuklar bulun."

Bu söz, suç örgütlerinin hedef kitlesini açıkça ortaya koyuyor.

Aidiyet arayan, değer görmeyen, umudunu kaybeden, kendisini güçlü hissetmek isteyen çocuklar...

Kamuoyunun yakından tanıdığı Ahmet Minguzzi'nin acı hikâyesi de bize aynı gerçeği gösteriyor. Kaybettiğimiz yalnızca bir çocuk değil; şiddetin ve suç kültürünün genç yaşlara kadar indiğinin acı bir göstergesiydi.

Bu nedenle organize suçla mücadele sadece operasyonlarla kazanılamaz.

Çocuklarımızın suç örgütlerinden önce ulaşabileceği güçlü aileler, nitelikli okullar, spor ve sanat ortamları, güven veren mahalleler ve umut veren rol modeller oluşturmak zorundayız.

Çünkü bugün tartışmamız gereken soru artık bu olmalı "Suçluları nasıl yakalarız?" değil;

“Çocuklarımızın yolunu kaybetmesini nasıl önleriz?"

Gerçek güvenlik, suçluları yakalamaktan önce suçlu üretmeyen bir toplum kurabilmektir.