Geçen hafta Büyükşehir iştirakleri olan ASAT ve ALDAŞ şirketlerine yönelik bir operasyon yapıldı.

Aslında kurumsal bir operasyon değildir bu.

Bu iki şirketin üst düzeyinde görev yapmış ve şimdi görevde olmayan yöneticilere yönelik operasyondu bu.

Bu operasyon sonucunda gözaltına alınanlardan 5 kişi tutuklandı.

Tutuklananlar arasında en dikkat çekici olanı ASAT’ın yakınlarda emekli olan “Genel Müdürü İbrahim Kurt” oldu.

ALDAŞ’ın görevden alınan “Genel Müdürü Kıvanç Kuzay” ise yurtdışında olduğundan herhangi bir işlem yapılamadı.

İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı inceleme raporuna göre, bu iki şirkette 399 milyon liralık, diğer bir deyişle 10 milyon dolarlık usulsüz harcama yapılmış.

Tabii her şey iddianamenin hazırlanması ve yargılama sürecinin başlamasıyla açıklığa kavuşacak.

Ancak 34 yıl Antalya Belediyesinde hem hukukçu hem de ASAT Genel Müdürü olan İbrahim Kurt ile ilgili ileri sürülen iddialara inanmakta zorlanıyorum.

Adeta Antalya Belediyesinin hafızası olan birisinin onca yıl görev yaptıktan sonra birden son döneminde yolsuzluk yaptığını ileri sürmenin bence başka gerekçeleri vardır, diye düşünüyorum.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Büyükşehir ve iştiraklerine yönelik Muhittin Böcek’in tutuklanmasıyla başlayan yolsuzluk operasyonları bu son olayla birlikte kentte ve kente hizmet etmeye çalışan belediyelerde ciddi bir sıkıntılı durum yaratmıştır.

Aradan geçen 7 ayın bıkkınlık yaratması nedeniyle bir an önce savcılık iddianamesinin mahkemeye verilmesi ve yargı sürecinin başlaması beklenirken yeniden bir operasyon yapılması sürecin daha uzun bir süre sürüncemede kalacağını gösteriyor.

“Savcılığın yaptığı operasyon üç ana bölümde ele alınabilir.

Rüşvet soruşturması, rüşvetten elde edilen paraların aklanması soruşturması ve hafriyat soruşturması.”

Şimdi bu soruşturmalara bir yenisi daha eklendi, “iştiraklerdeki yolsuzluklar, haksız edinim…”

Burada dikkat çekici olan husus, “hafriyat soruşturması hariç diğer soruşturmalardan tutukluların olmasıdır.”

Savcılığın hazırlık çalışmalarında 3 milyar liralık yolsuzluğun olduğunu ifade ettiği hafriyat soruşturmasında birçok gözaltılar oldu ancak bir kişinin bile tutuklanmamış olması oldukça dikkat çekici…

ALDAŞ ve ASAT soruşturmalarında ağırlığı 250 milyon liralık yazılım programı olmak üzere 399 milyon liralık “usulsüz harcama” gerekçesi ile tutuklamaların yapılması hakkaniyetle ve hukuk normlarıyla pek örtüşmemektedir.

Başkan Muhittin Böcek ve diğer tutukluların, tutuksuz yargılanmaları her zaman mümkün iken adeta cezalandırmaya dönüşen tutukluluk halleri hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.

Hele “delillerin karartılmasının” tutuklamaya gerekçe olmasını anlamak mümkün değil.

Yahu delilleri zaten toplamışsınız ki buna göre yargılamaya gidiyorsunuz…

Geride başka delil bırakmışsanız bu da sizin kusurunuzdur, eksik delillerle zaten tutuklama yapamazsınız…

Kaldı ki, dosyalara konulan “gizlilik kararı” hepten anlaşılmaz bir durum.

Bir an önce bu dosyalardaki gizlilik kararı kaldırılmalı ve kamuoyunun savcılığın operasyonlarıyla ortaya çıkan bu usulsüzlük ve yolsuzlukların boyutunu öğrenme hakkı vardır.