Tarih 6 Ocak 2010. Yazının başlığı, ?CHP?deki değişim.?
Tarih 18 Ocak 2010. Yazının başlığı, ?CHP?de neler oluyor?.?
Tarih 20 Ocak 2010. Yine bir başka CHP ile ilgili yazı ve başlık, ?CHP fokur, fokur kaynıyor.?
4 Mart 2010 tarihindeki yazının başlığı ise, ?CHP?nin rakibi kim?.?
Genel Seçimlerin havasına girildiği şu günlerde kendi sorduğumuz sorunun cevabını da, yazının içerisine yerleştirivermişiz.
Demişiz ki, ?CHP?de şunlar, şunlar baş gösteriyor. Genel seçimler öncesi CHP?nin en büyük rakibi kendisi.?
İç kavga CHP?de.
Çekememezlik CHP?de.
Kıskançlık desen diz boyu.
Gazeteci?ye ?Senin kalemini kırarım? tehdidinde bulunan CHP İl Disiplin Kurulu Başkanı.
Eski Milletvekili?ne ?Milletvekili eskisi nolacak? diyen CHP?li Belediye Meclis Üyesi.
Eski Merkez İlçe Başkanı?nı partisinden ihraç ettiren CHP İl Başkanı.
Kendi Partisi?nden Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan kişi için, ?Seçilemez? diyen ve bunun iddiasına dahi giren CHP?nin İl Başkanı.
Yerel seçimlerde partisinin başarılı olabilmesi için geceli gündüzlü emek sarfedip, partisi için her türlü fedakarlığı yapan kişiye ?Ücretli görevli? damgası vuran bunu iki gün sonra yapılacak olan Genel Kurul için hazırladığı Faaliyet Raporu?nun içine de herkesin görmesi maksadıyla yazan CHP İl başkanı.
Daha sayalım mı?
Gerek var mı yani?
Peki,Cumhuriyet Halk Partisi, Genel Seçimlere böyle mi hazırlanmalı?
Böyle hazırlanılınırsa mı iktidar olma şansı yüksek?
Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır denir ya hani, CHP İl Başkanı Ömer Melli?nin de yoğurt yiyişi böyle, partili ne yapsın ki?
Partili ne yapıp, ne yapmayacağı sorusunun cevabını bana göre 13 Mart?ta göstermelidir.
Tabi ki gerçek CHP?liler.
CHP içinde veya dışında, Antalya?da baş gösteren her türlü gelişmenin baş sorumlusu Ömer Melli?nin ta kendisidir.
?Melli, Mustafa Akaydın?ın seçilemeyeceği yönünde benimle iddiaya dahi girdi? dediği için, disiplin kuruluna sevk edilip, ihraç edilen Mesut Kılcı?ya ikinci bir darbe daha geldi.
O darbe de, Disiplin Kurulu?na sevk kararı alan ve ihraç talebinde bulunan Ömer Melli?den başkası değil.
Melli 2 gün sonraki Genel Kurul için, kendi döneminin faaliyet raporunu hazırlamış.
Amatörce zihniyetle hazırlanan, daha giriş sayfasından itibaren bu amatörlüğün açıkça belli olduğu kitabın içerisinde, 29 Mart seçimleri ile ilgili olarak, ?İl Başkanlığı?na bağlı oluşturulan seçim koordinasyon Kurulu?nda, Levent Kıldır, Bülent Dolanay, İsmail Kadri Ünal, Sema Yıldız, Sibel Gezen, Necdet Küsken, Aykut Mercan, Emrah Uysal görevlendirilmiş, ayrıca profesyonel yardım için de Mesut kılcı ücret karşılığında görevlendirilmiştir? denilmiş.
Mesut Kılcı dün bu ibareyi bir basın toplantısıyla yalanladı.
?17 yıldır içerisinde bulunduğum partimin hiçbir çalışmasını menfaatım için yapmadım, menfaat temin etmedim. Bu bana karşı yapılan çok büyük bir ayıptır. Kişisel hüsümetten başka bir şey değildir? dedi.
Kendi faaliyet raporunu kitap haline getiren Ömer Melli ise, ?Öyle bir yazıdan haberim yok? cevabı verdi.
Buyur buradan yak.
Gerçekten neler oluyor böyle CHP?de?
Ey CHP?li yürekli ol.
Bir dediği, diğer dediğine tutmayan. Parti içi kavgalara neden olup, kavgalar sırasında gelişmeleri geriden geriye takip edenlerle, Genel seçime girilmez.
Faaliyet Raporu?nun 1. sayfasında 5 maddelik bir ?içindekiler? ibaresine yer verilmiş.
1- 2 yıllık il başkanlığı süreci.
2- Yerel seçimlere hazırlık.
3- Diğer partilerle görüşmeler.
4- Aday belirlemeleri.
5- Seçim süreci ve sonrası.
Ve bitti. 6-7-8 gibi maddelere gerek duyulmamış.
O zaman biz bir ekleme yapmak istesek, acaba ne diyebiliriz.
6- Kızımı belediyeye kattım. 7- Damadımı AKSA?ya avukat yaptım. 8- Tabana değil, tavana hizmet ettim? demek mi gerekiyor ne?
Antalya
Ekonomi
Özel
İlçeler
Gündem
Asayiş
Güncel
Kültür-
CHP, CHP, CHP!..
Vedat Gürhan
Yorumlar
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
Kocagöz’den Dokuma Etap 2 için net mesaj: Antalya’nın ortak aklıyla yapacağız
Kepez’de kuryeler kontak kapattı: ‘Bu saldırı hepimize yapıldı’
Bakan Gürlek: ‘Adli süreçteki çocuk’ kavramı hukuk sistemimize kazandırıldı