Antalya cadde ve yollarının her geçtiğimiz gün trafik açısından içinden çıkılmayacak bir hal aldığı bir gerçek de.,
Bu konuda daha önce iki kez konu ile ilgili fikir beyanında bulunduğumdan, sözüm sadece tabi ki trafik polislerine değil.
“Sadece” dememdeki maksat, tek taraflı olması veya düşünülmesi haksızlıktan öteye gidemez de ondan.
26 Ekim ve geçtiğimiz Perşembe günkü yazıyı okuyanlar arasında, “Trafik polisliği yan gelip yatma yeri değildir” gibi hakikaten örneklemede çok haksızca davranarak yorumda bulunanlara dahi rastladım.
Emniyetin hiçbir biriminde yan gelip yatıldığına ben asla inanmayanlardanım. Tam aksi, mesleğe yeni başladığımda, üç yıl boyunca gazetecilik mesleğimi adliye ve polis muhabiri olarak yaptığımdan dolayı, bir polis konumunda yapan ve bu kutsal meslek dalını yakından tanıyan birisi olarak şiddetle karşı çıkarım.
Daha dün. Güllük Caddesi üzerinde öyle bir durumu çıplak gözle gördüm ki, “Helal olsun” demekten kendimi alamadım.
Güllük Caddesi havanın da yağışlı olmasından dolayı trafik konusunda öyle yoğunluk yaşıyor ki, karşıdan karşıya geçmek isteyen yaşlı bir bayan, o yoğunluktan dolayı yolun orta refüjünde bekliyor. Hiçbir sürücü de kendisine geçmesi için yol vermiyor.
Antalya’nın yoğun trafiği ve ana caddelere araçların park edilmesine göz yumulmasından bahsederken, çuvaldızı trafik polislerine batırdığımızı sananlar varsa yanılıyor.
Yaşlı bir teyzeye karşıdan karşıya geçmesi için yol vermekten aciz biz sürücüler de, biraz kendimize bakmamız gerekmiyor mu?
Yaşlı teyzemiz beklerken, 5565 plaka nolu motosikletli iki polis sağa çekip durdular. Motordan inip, birisi araçların önünde elini havaya kaldırıp, “Dur” işareti yaptı, diğeri yaşlı teyzenin koluna girip, onu karşıdan, karşıya geçirdi.
Bu görüntü kime ne anlatır?
O benim da annem olabilirdi.
Yada Elin Sude’nin ninesi.
Hatta yaşlı teyzeye yol vermekten aciz sürücünün veya sürücülerden birinin belki de teyzesi.
Motosikletli polisleri yürekten kutluyorum.
Antalya’nın ana cadde güzergahlarına son zamanlarda araç parklarının çok ve sıkça olması, bunun önüne geçilemez bir hal alması, trafik polislerinin denetimlerini daha sık yapması, kısacası yolu sürücülerin kullanması gerektiğini, oto park haline getirmenin veya getirmeye göz yummanın kimsenin hakkı olamayacağını ele almıştık.
Olaya bir başka yönden de bakalım mı?
Geçtiğimiz ay içerisinde Vali Doktor Ahmet Altıparmak bir heykel açılışı için Sobacılar Çarşısı’na gelir. Açılış sonrası, Dönerciler Çarşısı esnafı Vali beyi mekanlarına davet ederler. Vali Altıparmak, esnafın kendisine gösterdiği yakın ilgi karşısında hoşnut olur zira, tüm esnaf etrafını sarmış, kendisiyle sohbet etmeye başlar.
Dönerciler Çarşısı esnafları, çarşı etrafında 5-6 tane oto park olduğunu ancak hepsinin ruhsat gerekçesi öne sürülerek, Muratpaşa Belediyesi tarafından kapatıldığını, müşterilerin araçlarını park yapacak yer bulamadıklarından dolayı, önemli ölçüde müşteri kaybına uğradıklarını iletirler.
Vali bey şaşırır. Ve konuyla ilgileneceğini söyler.
Antalya’nın oto park sorunundan dolayı, cadde ve sokakların park edilmiş araçlardan geçilmediği doğru da doğru olmasına. Hiç kimsenin de böyle bir bahaneye sığınmasına kesinlikle hakkı olamaz.
“Oto park yetersizliği trafik sorununu çözmemizi engelliyor” gerekçesi uyduranlar, var olup ta ruhsatsızlığı bahane ederek mevcut otoparkları açtırmak adına bir şeyler yapmak zorundalar.
Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen, ruhsat gerekçesiyle kapatılan, bana göre daha önce düzgün insanların işlettiği Dönerciler Çarşısı etrafındaki oto parkları, “Geçici” ruhsat olayıyla çözebilir.
Çok mu zor?
Yada birileri çözdürmeli..
Bu vesileyle, aynı zamanda ana cadde güzergahlarına araç park edilmesine göz yummaması asli görevleri olup ta yumanlar, alternatifler için bir şeyler yapmalı.
Güncel
Politika
Asayiş
Antalya
Spor
İlçeler
Özel
Kültür-
Trend Haberler
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
Swandor Hotels & Resort Kemer’de sezonun anahtarı: Misafir memnuniyeti ve kaliteli hizmet
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Antalya'da elektrik kesintileri: 14 Ağustos
Köprülü Kanyon’da nefes kesen kurtarma
Antalya Havalimanı'nda bagaj krizi