Antalyaspor 8 haftadır kazanamıyor.
Normalde bu takımın yerden yere vurulması gerekir ama biz Antalyaspor’u yakından takip eden kişiler bunu yapmıyoruz.
Neden?
İki önemli sebebi var.
Birincisi acımasızca eleştirilmeyi hak etmiyorlar. Evet hata yapıyorlar. Mehmet Özdilek’in kadro tercihinde gereksiz ısrarları ve bazı mevkilerde daha verimli olabilecek oyuncuların yerine belirli isimleri zorlaması el freni etkisi yaratıyor.
Oyuncular ise kapasitelerinin yarısını bile veremiyorlar.
Musa Aydın, Mehmet Eren, Doğa Kaya gibi isimler transfer edilince hepimiz iyi isimler olduğu konusunda görüş birliğine vardık ama futbolları isimlerinin gerisinde kaldı.
Hocanın tercihleri, futbolcuların performansları, kısaca futbolun içinde olan her şey eleştirilebilir.
Zaten Antalyaspor’u eleştirenlerin Antalyaspor düşmanı gibi gösterildiği falan yok.
‘Eleştirmeyecek miyiz kardeşim’ diyenleri haklı buluyorum. Eleştireceksin elbette. Bu takım onların değil, bu kentte yaşayan herkesin. Ancak eleştiriyle çatlak sesin birbirinden ayrılması gerektiğinin altını çiziyorum.
Sadece kötü sonuçlarda ortaya çıkanların samimiyetine inanmıyorum.
10 Temmuz 2010 günü yazdığım yazıdaki ifadem şudur;
“…bu kadrosuyla telaffuz edilen ilk 5-6-7 sıra içinde olabilme ihtimalini zor görüyorum.
Özellikle bir golcü takviyesi yapılmazsa sezon içinde çok sıkıntı yaşanır. Tamam Necati klas ama sakatlanmayacağının garantisi var mı? Mehmet Yılmaz’a mahkum olmamalıyız...”
İşte bugün sizlerin söylediklerinin bir benzerini tam 4 ay önce biz yazmışız.
Bana kalemini sivrilt diyenleri, bunu zaten 4 ay önce yaptığımı itirafa davet ediyorum.
Yapılacak her türlü eleştiriye varım. Bir tek ‘Yönetim istifa’ ‘Şifo istifa’ eleştirisine şiddetle karşıyım.
Zincirin her iki halkasını da eleştirelim, ancak yerden yere vurmayalım.
Takımın yeteri kadar eleştirilmediği fikriyle, bizi eleştirenlere de saygım var. Ancak patronum bana yazdıklarınla herkesi mutlu et diye maaş vermiyor.
Ne düşünüyorsan, neyin doğru olduğuna inanıyorsan onu yaz diyor.
‘Medya fahişesi’ de değilim ki herkesi mutlu etmek için skora göre yazı yazayım.
Benim ve benim gibi düşünenleri gerçekleri görmemekle eleştirenler olduğunu görüyorum. Benim fikrim belli. Bunu 3 yıldır yazıyorum. Bundan da vazgeçmem. Bu yönetim ve bu hoca birbirini tamamlamış ve Antalyaspor’u ileriye taşımak için önemli adımlar atmışlardır. Başkan ve hocanın gitmesini isteyenlerin yerlerine kimleri istediğini çok da merak etmekteyim.
Maçlara arada bir gelenler, İstanbul, Ankara’da yaşayıp uzaktan sallayanlar, iyi giderken pikniğe gidip kötü giderken ‘oynasana lan’ diye bağırmak için maça gelenler, kombine aldıkları için kendilerini kulübün sahibi sananları zaten dikkate alıp cevap da verecek değiliz.
Şimdilik bu kadarla yetinip kötü sonuçlardan sonra ortaya çıkanları çok da deşifre etmeyeyim. En iyisi bu kişileri Sedat Peker Başkan’a havale edeyim, gerekeni o söyler. Bundan önce söylediği gibi.