Türkiye, günlerdir eğitimde 4+4+4 sistemini tartışıyor. Bu tartışmalar ortasında Antalya’da yaşanan bir olay ise şok etkisi yarattı.
Dün gazetemizde manşetten verdiğimiz “Kim gerizekalı?” haberini okumuşsunuzdur. Haberde bir öğretmenin cezalandırmak istediği öğrencilere akılalmaz bir yöntem dayattığı belirtiliyordu. İddiaya göre öğretmen, öğrencilere “Ben gerizekalıyım” diye yazdırıyor, sonra da bu yazıyı başka öğrencilere okutuyordu. Hem yazan hem de okuyan öğrenci böylelikle sözümona cezalandırıyordu. Hızını alamayan öğretmenin bunu bir kez değil defalarca tekrarladığı da ifade ediliyordu. Skandalı gazetemiz muhabirlerinden Esra Altunkes ve Körfez Gazetesi muhabiri Vildan Çalcı ortaya çıkardı. Başarılı gazetecilik olayından dolayı iki meslektaşımızı kutluyorum.
Şimdi sormak istiyorum bu yazıyı yazdırıp okutan mı yoksa yazıp okuyan mı gerizekalı? Biliyorum siz de benim gibi düşünüyorsunuz ve ilk şıkı tercih ettiniz.
Düşünebiliyor musunuz 21. yüzyılda hem de Antalya’da yaşanan skandalı. Bu öğretmen nasıl bir ruh haline sahip? Eğiteceği çocuklardan ne bekleyebiliriz?
Haberden sonra Valilik ve Milli Eğitimin harekete geçeceğini düşünüyorum. Zaman geçmeden olaya el atmaları gerekir. Aksi takdirde öğrencilerin psikolojisi daha da bozulabilir. Bu da geleceğimiz açısından son derece sakıncalı bir durum olur. Yani yetkililer elini çabuk tutmalı. Bu arada öğretmenin de bir doktora görünmesi için çalışma yapılmalılar. Zira yaptığının normal olmadığı ortada.
Maalesef bu yaşanan skandal basına yansıyan sayısız olaylardan sadece bir tanesi. Bu ve buna benzer daha birçok olay ülkemizde yaşanıyor. Şiddet desen diz boyu. İşte böyle bir eğitim sisteminde pişen çocuklarımızdan iyi birer birey olmalarını beklemek fazla iyimserlik olmaz mı?
Evet, 4+4+4 mü, yoksa 1+8+4 mü olsun üzerinde tartışmalar yaşanırken gözden kaçan olaylara odaklanamıyoruz. Asıl sorgulanması gereken yaşanan çarpıklık. Henüz bu konuda önemli bir mesafe katedemezken çıkıp kesintili mi kesintisiz mi tartışmaları yapmak sizce de yersiz değil mi?