Denize düşen yılana sarılır. Parti içi kavganın yeniden alevlendiği CHP şu sıralar tam da bunu yapıyor. 2019’daki başkanlık seçimleri için şimdiden hesaplar yapmaya başlayan parti kurmayları iddiaya göre HDP’nin peşinde.

Dün bazı gazetelerde vardı, CHP yöneticileri cezaevindeki Selahattin Demirtaş’la görüşmek için adeta kuyruğa girmiş. Nisan ayından önce CHP Genel Başkan Yardımcılarından Veli Ağbaba görüşmüştü Demirtaş’la. Ardından Milletvekili Tuncay Özkan cezaevini ziyaret etmiş, çıktığında da, “Müthiş fikirleri var, tahliye edilmeli” diye buyurmuştu.

Birkaç gün önce de yine CHP Milletvekillerinden Eren Erdem Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmiş ve bu ziyaret kamuoyundan gizli tutulmuş. CHP yönetimi sıcak görüntü vermek adına HDP’nin taraf olduğu tüm davaları izleme kararı almış, izliyorlar da…

Haftalardır kamuoyuna kötüledikleri partili cumhurbaşkanlığını Erdoğan’a yar etmemek için eli kanlı PKK’nın siyasi uzantısı olduğu herkesçe dillendirilen HDP ile ittifakta bir beis görmüyorlar.

O koltuğa Erdoğan oturmasın da Abdullah Öcalan otursun demek bu…

Gözleri bu kadar kararmış.

Yazık ki ne yazık…

İster inanın ister inanmayın benzer görüşte olan MHP’liler de var. Bu kesimde Erdoğan nefreti o kadar büyümüş ki, doğruyu yanlışı ayırt edemiyorlar…

Sözümona kazanmak için bir strateji bu. Fakat bu stratejinin ülkeyi nasıl bir kaosa sürükleyeceğini hiç mi hiç düşünmüyorlar. CHP’de de, MHP’de de bunlar gibi düşünmeyen aklı selim insanlar mevcut. Ve onlar da en az bizim kadar bu durumdan rahatsız. Ancak yanlış anlaşılabilecekleri endişesiyle seslerini çıkaramıyor.

Her iki partide de lider sancısı had safhada.

Parti tabanları paramparça…

CHP’de Kılıçdaroğlu, MHP’de Devlet Bahçeli’nin geleceği belirsiz ama 2019’un hesapları yapılıyor…

İlkeler, ideolojiler, değerler yerlerde sürünüyor…

Tek hedefe odaklanılmış; Recep Tayyip Erdoğan’ı siyaset sahnesinden silmek…

Bunu başarmak adına her yolu mübah görüyorlar. İşte bu tavırları yüzünden de geniş kitleleri arkalarına alamıyorlar. Çünkü onların ‘yok’ saydığı, ‘koyun’ yerine koyduğu millet aslında her şeyin farkında. Olan biteni izliyor ve sandık başına geldiğinde de herkesin hakkını veriyor. Yani sözün kısası; muhalefet yine yanlışlarına devam ediyor. Onlar yanlış yaptıkça da yok etmek istedikleri, siyaset sahnesinden silmek istedikleri Erdoğan daha bir güçleniyor. Erdoğan’ın başkanlık yolu her geçen gün biraz daha açılıyor…

Yazıyı AK Parti’nin olmasına rağmen muhalefete daha çok uyan sloganıyla bitirelim; Durmak yok yola devam…