Kamyonların arkasında yer alan sözler zaman içerisinde neredeyse edebi bir tür haline gelmiştir, diyebilirim…

Çoğumuz özellikle şehirler arası seyahat ederken önümüzdeki kamyonun arkasındaki sözlere takılır ve bu sözleri araç içerisinde tartışma konusu bile yaparız.

Ve hemen peşi sıra belleğimizde kalmış kamyon arkası sözleri sıralarız…

“Çiçek Abbas” filmini hatırlar mısınız?

İlyas Salman ve Şener Şen iki durak şoförü olarak aralarında bir özlü söz atışması yaparlar…

“Aşıksan vur saza/

Şoförsen bas gaza…”

“Sevene can feda/

Sevmeyene elveda…”

Benzer özlü bir sözü geçenlerde aracımla giderken bir kamyonun arkasında okudum ve çok dikkatimi çekti.

“Her çiçek, her toprakta yetişmez…”

Araştırdım bu sözü kime ait olabilir diye…

Meğer bir mağlubiyet sonrası söylenen o dönem Fenerbahçe Teknik Direktörü olan Aykut Kocaman’a aitmiş…

Ancak bu söz bende “bu topraklarda barış ve demokrasi yeşermez” çağrışımı yaptı.

Gittim bir boy Anadolu’da tarihsel süreçte yaşanan katliamlara…

Yakın tarihe bir bakın…

Madımak, Roboski, Suruç, Başbağlar, Lice, Derince, Reyhanlı, Ankara Garı, Reyna ve 15 Temmuz katliamları ilk aklıma gelenler…

Sayılacak daha niceleri var…

Selçuklulardan bu yana Anadolu topraklarının her metre karesi kanla yoğrulmuş…

Ne zaman barıştan, demokrasiden söz edilecek olsa, ne zaman insan hakları ve demokratik gelişmeler için bir adım atılsa peşi sıra bir katliamla karşılaştık.

Katliamların, insanın hiçe sayıldığı yerlerde çiçek yetişmez.

Ne zaman demokrasi güçleri menekşe, gül, lale yetiştirecek olsa dünyayı örgüsüne almış olan finans kapital ve yerli işbirlikçileri “kan çiçeklerini” sundular bizlere…

Bu topraklarda doğan her bebek bir çiçekti…

Ama müesses nizam ve sistemin koruyucuları için -yaşarsa eğer- emeği sonuna kadar sömürülecek bir canlıdır.

Anadolu’nun bir çiçek bahçesi olmasına izin vermeyen ve bunun için her türlü şiddeti uygulayanlar ancak süs çiçeklerine izin verdiler, o da kendilerine hizmet edecekse…

Ama toprakları bizdeki gibi kanla yoğrulmuş olan birçok ülkenin ağır bedeller ödeyerek özgürlük, barış ve demokrasi çiçekleriyle donatıldığını da biliyoruz…

Yüzlerce yıldır ödenen ve gelecekte de ödenecek bedellerin karşılığı olarak bizlerde demokrasiyi, özgürlükleri ve barışı bu topraklarda yeşertebiliriz…

Çünkü kan çiçeklerini söküp atarak yerine mimozalar yetiştirme yeteneğine, birikimine ve bilgeliğine sahibiz…