Akdeniz Manşet ve kardeş kuruluşumuz Gazete Bir olarak Antalya Emniyet Müdürü Mustafa Sağlam’ı dün makamında ziyaret ettik.
Çiçeği burnunda Emniyet Müdürümüz her ne kadar bugün sabah basın ile tanışmak için bizleri kahvaltıya davet etmiş olsa da, önceden alınmış bir randevu olduğundan dolayı, “Hoş geldiniz” ziyaretimiz gayet samimi bir ortamda geçti.
“Antalya kuzeye doğru daha çok büyüdü” diye düşünen çoktur.
“Tam tersi doğuya doğru daha çok büyüdü” diyen de çıkabilir.
Kuzey’e de.
Ama Güney için aynı şey söylenemeyeceği kesin zira orada ihtişamıyla Akdeniz’imiz duruyor.
Ben dün Emniyet Müdürümüzü ziyarete giderken, Uncalı güzergahını çok değişmiş buldum.
“Ne o uzun zamandır Uncalı tarafına yolun mu düşmedi” denecektir.
Üç-dört ay öncesini hatırlamıyorum da, bir ilçe bu süreçte o denli değişir mi işte bu düşündürücü.
Öncelikle yapılan inşaatların mimari projeleri olsun, çevre düzenlemeleri olsun hakikaten insanın içini açıyor.
Az katlıların önünden geçtiğimiz den mi bilemiyorum, çok katlı binalarda dahi belli bir düzen hakim gibi bir görüntü mevcut.
Emniyet Müdürlüğüne giderken dikkat etmedim, dönüşte bir yapıt gözlerimden kaçmadı.
Büyükşehir Belediyesi, Uncalı Mahallesi’ndeki Makro Market’in tam karşısına bir pano koymuş.
“Bu da hocanın saat kulesi mi?” demekten kendimi alamadım.
Levha’nın üst kısmında kocaman harflerle Antalya Büyükşehir Belediyesi yazıyor. Gövde kısmında hava sıcaklığı, saat ve nem oranını belirten elektronik ışıklı tablo.
Bizim Emniyet Müdürü ile randevumuz saat 15.00’te idi. Yaklaşık 30-35 dakika yanında kalıp, ayrıldık. Cep telefonumun saatine baktım 15.46’yı gösteriyor. Hoca’nın Uncalı Mahallesi’ne koydurduğu kuledeki saat 13.25’i.
“Hoca’nın saati geri kalmış” esprisini patlattım.
Uncalı Mahallesi’nde ikamet eden Murat Çiçek atıldı. “Ben o saatin 4 yıldır bir kez olsun doğru çalıştığına tanıklık etmedim.”
Aracın durmasını rica ettim. Ve bekledim.
Derece kaçı gösteriyordu dersiniz?
16’yı desem bana inanır mısınız?
Saati geri.
Hava sıcaklığı derecesini ölçen aleti bozuk.
Ama o saat kulesinin etrafı çok katlı binalarla dolu.
Aynı zamanda da bir yığın iş yeri.
O saate bakarak mesaisine gidenler de vardır, iş yerini açıp-kapatanlar da.
Hatta yine o panoda gösteren hava sıcaklık derecesine riayet edenlere dahi rahatlayabilmek mümkün.
Önemli olan Büyükşehir Belediyesi’nin insani hizmetler amacıyla koyduğu bu tip, panoların olmasından ziyade, o çalışmaların doğruluğunu takip edebilmek.
Nasıl olsa insan yoğunluğunun olmadığı bir yerde değil mi ki o pano?
Bir dölüm bostan, yan gel yat olum Osman!..
100. Yıl ile Sağlık Müdürlüğü arasındaki refüjleri çiçeklendir.
Güllük Caddesi, Işıklar ve Mehmet Akif’in kaldırım taşlarını değiştir, asfaltını yenile al sana Büyükşehir çalışmaları.
Uncalı’ya konan panonun düzenli çalışıp, çalışmadığının takipçiliğini yapmak da neyin nesiymiş!..
Antalya Cadde ve sokaklarının çoğu yerinde hala Büyükşehir Belediye Başkanı’nın geçen yıl konulmuş bez afişleri duruyor, kimsenin ilgilendiği bile yok.
“İşçi alacakları namus borcumdur” diyen hoca, aylardır haklarını alamadığı için belediye önünde tavada taş pişirerek eylem yapan işçilerin üzerlerine, 3 aydır maaşlarını ödemediği özel güvenlik elemanlarını salıyor.
Bu şehrin neresi doğru, neresi yamuk?