Son zamanlarda gündem IBAN mağdurları ile ilgili. Bu konudan mağduriyet yaşayan sayısız kişi cezaevinde.

Türkçe karşılığı "Uluslararası Banka Hesap Numarası" olan IBAN, para gönderiminde zorunlu kullanıma sahip ve en fazla 34 karakterden oluşmaktadır. Bunun yanı sıra, IBAN numarasının özellikleri ülkeden ülkeye değişkenlik gösterebilmektedir. Örneğin; Hollanda'da IBAN numarası 18, Fransa'da 27, ülkemizde ise 26 hanelidir.

IBAN, Avrupa Bankacılık Standartları Komitesi ile belirlenmiş olan bir kod dizisidir ve ilk Avrupa ülkelerinde, daha sonra da başka ülkelerde kullanılmaya başlanmıştır.

IBAN numarası ile kişi kendi bankasına ya da başka bankadaki kişilere para gönderebilmektedir.

Eskiden para göndermek için sadece hesap numarası yeterdi. Şimdi hayatımıza bir de IBAN girdi. Uzun, karmaşık, akılda kalması zor bir numara. Kâğıtta kolay görünüyor ama gerçek hayatta işler öyle değil.

IBAN aslında iyi bir şey. Paranın doğru kişiye, doğru bankaya gitmesi için icat edildi. Ama gel gör ki, bu sistem en çok yine vatandaşı zorladı. Bir rakamı yanlış yazdın mı, paran başka birinin cebine gidiyor. Sonra uğraş dur, dilekçe ver, banka ile konuş, karşı taraf iyi niyetliyse belki geri alırsın.

Bir de dolandırıcı meselesi var. Sahte IBAN gönderip insanları kandıranlar çoğaldı. Özellikle emekliler, yaşlılar, internet bankacılığına uzak olanlar en büyük hedef. “Devletten”, “bankadan”, “yakınından” diye mesaj atıyorlar, insanlar da iyi niyetle para gönderiyor. Sonra bir bakıyor, para uçmuş.

IBAN sistemi teknolojinin gereği ama halka anlatılmadan, doğru eğitim verilmeden dayatıldı. Vatandaş yine yalnız bırakıldı. Yanlış yapan suçlu, dolandırılan dikkatsiz sayıldı.

Oysa çözüm basit: Daha fazla bilgilendirme, daha fazla güvenlik, daha anlaşılır sistem. Çünkü bu ülkede en küçük hatanın bedelini hep vatandaş ödüyor.

Kısacası IBAN, kağıt üstünde kolaylık ama sahada birçok insan için yeni bir mağduriyet kapısı oldu.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), üniversite öğrencileri arasında artan IBAN yoluyla dolandırıcılık olaylarına karşı tüm üniversitelere yazı gönderdi. Cumhuriyet Başsavcılıkları ile iş birliği içinde farkındalık ve önleyici çalışmalar yapılması talep edildi.

YÖK, söz konusu dolandırıcılıkların hem bireysel mağduriyetlere hem de ceza soruşturmalarına konu olan ciddi bir toplumsal risk alanı haline geldiğini ifade etti.

IBAN mağdurları, hem cezaevine giriyor, hem de uğradıkları parasal zararın iki katını ödemekle yükümlü tutuluyorlar.

Hapis cezası dışında, diplomalarının iptali, okula girememe, işten çıkarılma gibi ciddi sosyal ve mesleki sonuçlarla karşılaşabiliyorlar.

Antalya'da bir kuyumcunun kara para aklaması yüzünden onlarca aile zarar gördü. Dava Kahramanmaraş'ta görüldü, çoluk çocuk mağdur oldu. Kara para aklayan, itirafçılık statüsünden yararlanarak ceza almadan kurtuldu. Mağdur IBAN kullanıcıları ise işlerinden, sevdiklerinden uzak olarak cezaevi anıları biriktirdiler. Böyle yüzlerce örnek verilebilir.

Adalet Bakanlığı da bu konu hakkında çeşitli çalışmalar yürütmekte.

Düzenli olarak banka hesaplarımızı kontrol etmeliyiz. Şüpheli bir paranın hesabımıza girdiğini fark ettiysek, bunun muhakkak üstüne gitmeliyiz. Belki biz farkında olmadan hesabımız kara para aklanmada kullanılıyordur, belki de bazı dolandırıcılar para atılması için bizim hesabımızı paravan olarak kullanıyordur. Banka bildirimlerimizi telefonumuzda açık tutmamız bizi büyük tehlikelerden koruyabilir. IBAN'ın kişisel bir bilgi olduğunu bilelim ve lütfen güvenmediğimiz, 3. şahıs hiç kimse ile paylaşmayalım.