Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın 4 gün sonra 1 yılını geride bırakacak. Tabi ki Süleyman Evcilmen, Hakan Tütüncü, Muhittin Böcek, Nurettin Tursun ve İsa Yıldırım da aynı şekilde.
Akaydın 2 Nisan?da 1 yılın şerefine ?İcraatın içinden? toplantısı yapıp, su gibi akıp geçen 365 günlük çalışmalarını anlatacak.
Biz de gidip, o anlattıklarını dinleyip, icraatlarını kaleme alıp kamuoyuna duyuracağız.
Evcilmen de 31 Mart?ta 1 yıllık çalışmaları ile ilgili ?İcraatın içinden? toplantısı yapacakmış. Ona da gideceğiz.
Tütüncü, Tursun, Yıldırım ve Böcek?ten de ben böyle bir organizasyon bekliyorum. Tabi varsa icraatları.
Mustafa Akaydın?ın var ki toplantı tarihini belirleyip, medyaya bildirmiş.
Gerçekten yaptığı, yapmadığı, yapamadığı ve yapılacak olupta yok ettiği o icraatlarını çok merak ediyorum.
Ben yapılmış bir şey görmediğim için bu merakım hayli fazla.
Belki de biz bakar körüz. Dolayısıyla da Akaydın?a haksızlık ediyoruz.
Hele bir çıksın karşımıza da, ?Bak arkadaş. Siz beni çılgınca eleştirdiniz ama, ben şunları, bunları, onları yaptım. İşinize mi gelmiyor bu yaptıklarımı ele almak, yoksa nemalandığınız kişiler mi icraatlarımı yazmanız konusunda engelliyor? desin.
Söylesin işte bir şeyler yahu..
Hatta, Almanya?da yaptığı sohbet toplantısındaki gazetecilere söylediği gibi, 2 Nisan?daki 1 yıllık icraat toplantısında da, ?Lokum gibi adamım. Bunu gurbet ellerde söylemiştim aha şimdi de beni seçen kentte de aynını söylüyorum? desin ve eklesin.
?Sizi gidi art niyetliler sizi. Göreve geldiğim ilk günlerde şahsıma karşı yapmış olduğunuz ve aylarca yapmaktan geri durmadığınız acımasızca eleştirilerinizi, Antalya?ya kalıcı hizmetler yapıp, seçim zamanında vaatlerde bulunduğum projelerimi 1 yıl içerisinde hizmete geçirerek o yazdıklarınızı nasıl yalattım görün? sözlerini gür sesiyle haykırması bile serbest.
2 Nisan?daki ?İcraatın içinden? toplantısı sırasında, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın?dan ben istiyorum ki, ?1 yıldır Antalyalı için gecemi gündüzüme katıp şu şu şu işleri ürettim. Antalya cadde ve sokaklarındaki trafik yoğunluklarını yok edip, acil çözüm bekleyen şu, bu, o ve bunları hallettim? derken, kendisini eleştirenlerin tam gözlerinin içine baksın.
Yetmedi.
O anda baktığı gözlerin içine, Alman Kurt?u bakışı bile fırlatsın.
Tüm bunları yapamıyor mu?
Nasıl olsa toplantının son bölümü soru-cevap olacak.
Ve o soru-cevap kısmında ben kendisine asla belediyecilik dersi vermek gibi bir niyet taşımıyorum. Kendisi profesör, dolayısıyla da ona akıl verme gibi bir terbiyesizliğimiz kesinlikle olamaz. Olacak olan ise, gazeteci-belediye başkanı diyalogumuz olacaktır.
Sorarız sorumuzu, soru sormak için kalktığımız sandalyemize kırar dizimizi geri otururuz. İster cevaplar, ister cevaplamaz. Ama şunu emin olsun ki şahsım adına kesinlikle kendi düşüncelerimizin sorusunu sormayacağımızın garantisini veriyorum.
Hem de belgesiyle.
Nasıl mı?
Akaydın?ın, üzerinde kendi resminin yer aldığı ve seçim zamanında yaptırdığı kartondan poşet çanta 1 yıldır dolabımda duruyor.
Üzerine toz bile kondurmadım. Zira her gün o çantanın içerisinde, vaatlerinin yer aldığı broşürleri üşenmeden açıp açıp okuyorum da ondan.
Geeel 2 Nisan gel.
O gün de gelir. Nasıl 29 Mart 2009 ile 25 Mart 2010 arasındaki süreç su gibi akıp geçiverdiyse, 8 günlük beklemenin lafı mı olur?
Spor
Güncel
Gündem
Antalya
Ekonomi
Asayiş
İlçeler
Özel
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
Kocagöz’den Dokuma Etap 2 için net mesaj: Antalya’nın ortak aklıyla yapacağız
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine