Ben diyeyim 25, siz deyin 30 yıl önce, Antalya?nın Kepez mevkii diye bir semti-ki ilçesi yoktu.
Ama bugün Kepez Antalya?nın en önemli ilçesi konumunda.
Dünya kentinin varoşlarında yaşayan insanlarımızı yüzdeye vursak, çoğunluğu işçe kesimini temsil eder. Ama giyim ve kuşamlarının yanı sıra, oturdukları ev ve bindikleri son model arabalarla sosyeteden farksız olanlara da rastlayabilmek mümkün.
Ama Kepez?e ?Kaçak cenneti? adı takılmış bir kez.
O ismi, İsa Akdemir?den başlayıp, Mehmet Atay ve Erdal Öner yok edememiştir, acaba Hakan Tütüncü edebilir mi?
Adına ?Peşkeş? veya ?Talan? koyanlara bile rastlarız. Nereye çekersen çek, lastik gibi uzar gider.
O talan Akdemir döneminde mi son bulmuştur yoksa Atay döneminde mi?
Peki Öner döneminde de aynı telefuz yapılmıyor muydu?
Bence Tütüncü döneminden tutun da, Tütüncü?den sonrasında dahi yapılmaya devam edilecektir.
Düne kadar bırakın Kepez?i, Soğuksu semti diye bir yer yoktu. Tek tük gecekondu göze çarpardı. Ama bugün Soğuksu için girişimde bulunulsa, Türkiye?nin bir çok ilinden daha kalabalık nüfusa sahiptir.
Bu kent hızla büyüyor.
Türkiye?nin İstanbul?dan sonra en fazla göç alan ikinci ili konumunda.
Peki ama yoğun göç olayına karşın, Antalya?da birileri bir şeyler yapıyor mu?
Yoksa yerinde mi patinaj ediyor?
Yerel idarecilerimiz hiç mi sokağa çıkmaz?
Antalya cadde ve sokaklarında yoğun trafik insanların sinirlerini geriyor. Geriyor germesine de, kılını kıpırdatan yok.
Üç yılı geçkin süredir, eski otogar ile andızlı mezarlığı arasındaki yol için, ?İnşaat bitimine kadar yol tek araçlık trafik hizmeti verecek, inşaat bittikten sonra çift araç trafiğine açılacaktır? levhası konulmuş. Üç yıldır o levha olduğu yerde duruyor. İnşaat çalışmaları da durunca, çift araçlık trafik olayı Mustafa Akaydın hocanın hizmet süresini de doldurur, Akaydın sonrasını da.
Gelin birde diğer pencereden olaya bakalım.
Yani, dünya kenti Antalya?nın güneyine bakan penceresi olan, daha çok sosyete kesimin konuşlandığı Muratpaşa ve Konyaaltı bölgelerine.
Kaçak cenneti Kepez?deki uygulamalardan dolayı yargılamalar oluyor da, Muratpaşa ve Konyaaltı?nda olmuyor mu?
20 kat yüksek binaların dikildiği bu bölgelerde, hiç mi şaibe olmuyor sanılıyor?
Kaçak olayına göz yumdukları gerekçesiyle yargılanıp ceza alanlar sütten çıkmış ak kaşıklar, bir tane dava dosyası dahi olmayanlar göz yumucu!.
Bu biraz tezat değil mi?
Kıyı kanunu yıllardır galeye bile alınmamış. Konyaaltı bölgesinde adam otel dikiyor, otelde kalacak müşterisi için haftalarca ana yolu trafiğe kapatıp, yolu yarıp, o yolun altına tünel yapıp, müşterilerinin denize ulaşmasını sağlıyor. Buna da göz yumuluyor.
Parklar ticaret alanı haline getirilmiş.
Merak ediyorum da, Muratpaşa bölgesinde kaç ticaret hane var, kaçı ruhsatlı, kaçı ruhsatsız olarak çalışıyor?
Üç metrekarelik dört duvar arasına iş yeri kurulmuş. Ve o iş yerinde de gıda hizmeti veriliyor. Ne mutfağı var, ne de bulaşık hanesi. Ama burası, ruhsat alıp yada ruhsat almadan ticarethane olarak çalışabiliyor.
Ne kontrol var, ne gereğinin yapılması olayı.
Kişi, bir yere çuvaldızı batırırken, iğneyi de kendisine batıracak ki, ?Neler oluyor? sorusunu kendi kendisine de olsa sora bilsin.
Kendi kendisini pohpohlayan, yaranmak adına yalakalıktan geri durmamayı huy haline getirenler, önce aynaya bakmaya yüzü olacak.
Antalya
Güncel
Gündem
Spor
Ekonomi
Asayiş
İlçeler
Özel
Senin neyin doğru?
Vedat Gürhan
Yorumlar
Trend Haberler
Samsun 20. Vezirköprü Belediyesi Kunduz Yağlı Güreşleri’ni kim kazandı?
Antalya'da elektrik kesintileri: 9 Ağustos
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Antalya'da elektrik kesintileri: 8 Ağustos
Kocagöz’den Dokuma Etap 2 için net mesaj: Antalya’nın ortak aklıyla yapacağız
Çatıdaki tohumdan tropikal meyve müzesine