Ben işi çözdüm. Bundan böyle siyasetten çok, gidip, görüp bizzat şahit olduğum konuları ele alacağım.
Siyaseti veya belediye başkanlarını da, keşkek dövücülerine bırakacağım.
Bu demek değildir ki, meydan top yekün onların olacak.
Bir dokundurduk mu Allah’ıma, ciyak sesleri kulakları sağır eder.
İşi nasıl mı çözdüm?
Cumartesi günkü hafta sonu tatilimizin değerlendirme olayını kaleme almıştım ya.,
Ve o kalem bazılarına batmıştı ya.,
Dün cami avlusunda o yazıya istisnaden neler demediler ki?
Meğer batan batana.
22. Dönem Antalya Milletvekili Fikret Badazlı’nın cenazesi için dün Muratpaşa Camii’nin avlusundayız.
Merhum’a Allah rahmet eylesin.
Cenaze için epey bir kalabalık toplanmış.
“AK Partili birisinin cenazesine gelmez” denilen Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın bile oradaydı.
Camiye gelirken eski otogar tarafındaki tramvay durağının gişesinin önünde toplanan ve uzun kuyruklar oluşturan vatandaşları gördü mü bilmiyorum.
Kör değil ya.,
Görmüştür herhalde.
Her neyse.,
“Pazartesi günü değişik bir yazı yazmışsın. Epeydir o tür yazılarını göremiyorduk. Ama Mini City’i kısa geçmişsin. Gittin, gördün. Peki sonrasında kafanda şimşekler çaktı mı” sorusu geldi.
Hem de cami avlusunda.
Soruyu sorana, “Sen beni kör mü sanıyorsun” gibisinden dik bir bakış fırlatıp, “Ne gibi” diye, sorusuna soruyla karşılık verdim.
“Burası yeri değil sonra konuşuruz” cevabı verse de, kafam fena halde karışmıştı.
Körü körüne bir gezi yapmak mı ki bizimkisi?
Mini City’de görmem gerekipte, göremediğim ne vardı acaba?
Cenazeden cenazeye görüşebilen, vefat edenin ensesi biraz kalınsa, kendisini gösterebilmek adına cami avlusunda 4 tur atanlara gözlerimi gezdirirken, o şimşek çakıverdi.
Bana soru yönelten muhteremimizin yanı döndüm.
“Sen Mini City için, Kültür abidesi bir yerde, meyhanelerin, çalgılı muhabbetlerin yapılma olayını mı kastettin” dedim, “Bak olayı çözmüşsün” demez mi?
“Salak mıyız biz yahu. Sen yarınki yazıyı oku” deyip yanından uzaklaştım ama, geldim dünkü yaşadıklarımı yazmaya karar verdim.
Mini City hangi amaçla kurulmuş, ne hale getirilmiştir beyler?
Buram, buram tarih ve kültür kokan bir yerin meyhaneler zincirine dönüştürülmesi de neyin nesi?
“Antalya’nın en büyük eksikliklerinden birisi de balık pazarıydı. Ve biz bu sorunu ortadan kaldırdık” diyeceksiniz değil mi?
Balık-rakı. Yanında roka da var. İki de çalgıcı, at günün yorgunluğunu.
Tarih veya Kültür bizim neyimize?
Şerefeeee.