Bu başlığın cevabını siz verin. Kesin ve net bir şekilde şöyle bir durun, düşünün ve kendinize söyleyin: Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes TÜREL, bu şehre kötülük mü ediyor yoksa hizmet mi? Bu sualim, TÜREL’in birinci başkanlık dönemini de kapsıyor. Evet, evet; beğenmediğiniz “Raylı Sistem, Şarampol” meselesi de dahil.
Demokrat olduğunu düşünen, vicdanlı olduğunu düşünen, hakkaniyetli olduğunu düşünen, Sezar’ın hakkını Sezar’a veririm diyen, yapılan hizmetleri görmeyecek kadar kör ve nankör olmadığını söyleyen, yani uzun lafın kısası, kendine saygısı olan herkes bir kez daha düşünsün. Amiyane tabirle, delikanlı gibi, mertçe düşünsün ve cevap versin: Menderes TÜREL Antalya’nın düşmanı mı? Antalya’ya kötülük mü ediyor? Yoksa gerçekten hizmet mi ediyor?
Bir insan veya bir kurum, muhataplarına ya iyilik eder ya da kötülük. Zira, ortası yok bunun sevgili Antalyalılar.. Şimdi biz, bir insanı eleştirebilir hatta tenkit edebiliriz. Ancak ve lakin, bu öyle kayıtsız-şartsız olmaz. Haksız ve mesnetsiz de olmaz. Hiçbir özgürlüğün sınırsız olmadığı gibi.
O halde, “kötülük-iyilik” diye nitelendirilen iki zıt kelimenin telafuz edilebilmesi için, ortada bir “icraat” olması gerekiyor. Yani olmayan bir söylem, bir inşaat veya bir eylem için; “Bu kötüydü.. Bu iyi olmuş..” gibi farklı da olsa bir eleştiri yapabilir miyiz? Hayır, yapamayız değil mi? Bir şeyi beğenmenin veya tenkit etmenin ilk şartı “icraat”tır.. Ortada bir icraat varsa, artık vicdani kanaatinin de etkisiyle yorum yapabilirsiniz: “Beğendim..” ya da “I-ıhh, kötü olmuş..” diyebilirsiniz..
Buraya kadar hemfikir miyiz? Yani ortada bir icraat olduğunu kabul edebiliriz. Yani, “TÜREL hiç bir şey yapmadı!” gibi gayri vicdani ve izansız bir söylemi kaale almıyoruz, doğru mu? Eyvallah..
Şimdi gelin, Menderes TÜREL’in yaptığı icraatların ne anlama geldiğini hep birilikte sorgulayalım. Bir belediye başkanı niçin proje üretir? Niçin altyapı çalışması yapar? Niçin yol yapar, kavşak yapar? Üst geçit yapar, Alt geçit yapar? Niçin arıtma tesisleri yapar? Niçin uzak ilçelerin ve köylerin su problemini çözer? Niçin turizme yatırım yapar? Niçin şehrini yurt dışında, fuarlarda tanıtır? Niçin “Rant sağlamak” varken, plajları halka açar? Bedava hizmet verir? Niçin engellilere ücretsiz sağlık hizmetleri sunacak? Niçin limanlar, marinalar yapacak? Niçin spor kompleksleri yapacak? Niçin kongre merkezleri yapacak? Niçin milyonlarca ağaç dikecek? Niçin beton binaları yıkıp yeşil alan yapacak? Niçin soğuk hava depoları, paketleme tesisleri yapacak? Niçin hipodrom kompleksi yapacak? Niçin? Niçin?!!
Deli mi bu adam!? “Bu hizmetleri yapayım da halk beni tenkit etsin” diye düşünen bir mazoşist mi? Derdi ne bu başkanın? Eğer yaptıkları Antalya için iyi değil de kötü icraatlar ise, ne duruyorsunuz; asın Menderes TÜREL’i! Yok, eğer niyeti kötülük değil, bu şehre hizmet ise; takdir etmiyorsanız bile bari tu kaka etmeyin! Ayıptır..
Bakın, sadece basından alıntıladığım birkaç örnek var sizinle paylaşmak istediğim. CHP’nin eski Antalya İl Başkanı Cavit ARI’nın Menderes TÜREL ile ilgili değerlendirmelerini okudum. Mesela, Konyaaltı Plajı’nın Halk Plajı olmasına içerlemiş ve bu plajın Konyaaltı Belediyesi’nden alınarak aslında halkın plajı olmaktan çıkarıldığını söylemiş. Devamında, “Sahillerimiz turistin gelmediği, ‘donla’ girmenin serbest olduğu alanlara dönüştürüldü.” diyerek, Antalya halkını denize “donla” giren yabaniler olarak göstermiş. Bunun takdirini de size bırakarak, TÜREL’in bir başka icraatı için sarf ettiği sözlerini aktarmak istiyorum:
“Bütünşehir Yasasıyla, Antalya Büyükşehir Belediyesi belde ve köylere hizmet götürememiş bu başarısızlığın bedelini de köylümüz ödemiştir. Mahalle statüsüne dönüşen köylerde hizmetler geri plana atılmış, altyapı çalışmaları başlamamıştır.” Bu ifadeler de Cavit ARI’ya ait. Bu iddiasının ne kadar mesnetli(!) olduğunu yine basından takip ettiğim bir haberle ortaya koymak isterim.
Buyurun: “Büyükşehir Belediyesi, Bütünşehir Yasası ile Antalya’da ücra köylerin kangrene dönen sorunlarını tek tek çözüyor. Sahilden, dağ köylerine hizmet açığını kapatmak için seferberlik başlatan Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yüzünü güldürüyor. Antalya’ya 120, Manavgat’a 60 kilometre uzaklığındaki Bozyaka Köyü’nün içme suyu çilesi, Başkan Menderes Türel’in talimatıyla son buldu.
Bozyaka Muhtarı Hüseyin Şimşek, Bütünşehir Yasası ile hizmet almaya başladıklarını söyledi. Şimşek,“40 yıllık içme suyu sorunumuz çözüldü. Yollarımız düzenleniyor. Başkan Türel, bir dediğimizi iki etmiyor. Daha önce bu sorunlar çözülemez, sürüncemede kalırdı. Tamam denir yapılmazdı. Büyükşehir Yasası sayesinde köyler hizmet alıyor. Artık köylerde yaşamak çilesi olmayacak, kolaylaşacak” dedi.
Sevgili Antalyalılar, bu hamur daha çok su götürür misali, bu köşe bunları yazmakla bitmez. Onun için diyorum ki, doğru ile hakikat aynı şey değildir. Herkesin doğrusu her zaman ve her olayda doğru kabul edilemez ama hakikat değişmez. Bu demektir ki; Menderes TÜREL’in icraatları tartışılmaz değildir. Mutlak doğru da değildir. Elbette hatalar ve kusurlar vardır ve olacaktır. Günlük hayatımızda biz bile her şeyi doğru yaptığımızı söyleyemeyiz. Araç kullanırken, yazı yazarken, yemek yaparken, velhasıl her icraatımızda hatalarımız oluyor.
Dolayısıyla, Başkan Menderes TÜREL de yüzlerce projeye ve çalışmaya imza atıyor. Bunları yapan ve hayata geçirenler de insan olduğuna göre, hata da kaçınılmazdır. Zira insanın olduğu her yerde hata vardır!
Son söz: İcraat yapmayan kişilerin yapılan icraatları tenkit etme hakkı yoktur. İki; değil Menderes TÜREL, hiç bir belediye başkanı şehrine ve halkına kötülük etmek için hizmet üretmez. Menderes TÜREL, bu şehrin yaşayan efsanesidir ve en büyük markasıdır. Sevseniz de sevmeseniz de bu hakikat değişmez!
Vesselam..