Başkan Böcek, İzmir Fuarında hem İller Bankasına, hem Maliye Bakanlığına, hem de Kültür ve Turzim Bakanlığına adeta isyan etti.
İsyanında son derece haklı…
Çünkü Belediyenin gelirlerinin kuşa çevrilmesi ile ne yatırımlarını tam yapabiliyor, ne de gerektiği gibi hizmet üretebiliyor…
İller Bankası, belediyelere nüfus başına bir para ödüyor…
Antalya için ödenen bu para, kişi başına Türkiye ortalaması 4200 lira olmasına rağmen bin lira eksik olarak 3 bin 200 lira olarak ödeniyor…
Ve bu da yetmezmiş gibi yılda 20 milyon turiste verilen hizmetler gözardı edilerek kayıtlı nüfus olan 2 milyon 600 bin kişi üzerinden ödeniyor…
Oysa yıllık gelen turist sayısı aylara bölündüğünde Büyükşehir aylık olarak 4 milyon 500 bin kişiye hizmet vermektedir…
Yani, 2 milyon 600 bin kişi için üstelik eksik olarak verilen aylık İller Bankası gelir ile Belediye geriye kalan 2,5 milyon turiste yol, iletişim, tedarik, su kaynakları, çöp, imar düzenlemeleri, teknik hizmetler ve otele bıraktıkları boku, sidiği, atıkları denizi kirletmesin diye arıtma hizmeti veriyor…
Hadi İller Bankası böyle ya Kültür ve Turizm Bakanlığı ne yapıyor?
Otel konaklamalarından alınan yüzde 2 lik konaklama vergisi, oteller tarafından toplanıp doğrudan Maliye Bakanlığına irat kaydediliyor…
Oradan da Bakanlık tarafından kurulan “Turizm Tanıtma ve Geliştirme Vakfına” aktarılıyor.
Kuruluş amacı turizmi geliştirmek olan bu Vakıf (TGV) yapılan tüm bu belediye hizmetlerine karşılık konaklama vergisinden herhangi bir destek veriyor mu belediyeye?
Hayır, tek kuruşluk destekleri söz konusu bile değil…
Üstelik Serik ve Kemer’e yaptırdıkları arıtma tesislerini de ASAT’a değil, ALKATAŞ isimli bir şirkete işletmesini veriyorlar…
Gazipaşa’dan Kaş’a kadar uzanan 640 km.lik sahil bandında yıldızlı, yıldızsız Turizm Bakanlık belgeli 2671 turistik otel var.
Ve bu otellerin büyük çoğunluğunun bağlı olduğu şirketler Antalya’da değil, İstanbul’dadır.
Haliyle otellerden elde ettikleri gelirler ile kurumsal vergilerini İstanbul’da ödüyorlar…
Bu vergilerden yerel yönetimlere düşen payı İstanbul Büyükşehir Belediyesi almaktadır.
Yani turizm şirketlerine yemi biz veriyoruz ama yumurtayı İstanbul yiyiyor…
Oysa bu vergiler otellerin olduğu illere yatırılmış olsa Büyükeşhir Belediyesi bundan alacağı paylarla yine turizm bölgelerine daha kaliteli hizmetleri sunma imkanına kavuşur ve İller Bankasından gelen “benim payımı yine bana hizmet olarak verebilir…”
Bu durum yıllardır dile getirildiği halde Maliye Bakanlığı ne bir yasal düzenleme yaptı ne de bir tebligat yayınladı…
Kısacası, Büyükşehir Belediyesinin gelirlerinin yükseltilmesi kent insanının hayat kalitesinin artmasını sağlayacaktır…
Merkezi hükümet tarafından gelirlerinin bu kadar kısıtlanmasına rağmen Büyükşehrin 2025 yılı için yaptığı 39 milyarlık bütçe başarıdır…
Ama asıl başarı yıl sonunda bunun gerçekleşme oranının ne kadar yüksek olacağıdır…
Ben Muhittin Başkanın tüm engellemelere rağmen mazeret üretmeden en iyi hizmeti üreteceğine inanıyorum…