Şunu tüm açık gönüllülükle söylüyorum ki, Mustafa Akaydın ile ilgili yazı yazmak bana da, inanın “Böö” gelmeye başladı.
Ama daha önce defalarca belirttiğim gibi, ne yazık ki biz gazeteciler açısından Antalya gündemini Akaydın’ın kendisi belirlemekten asla geri durmuyor.
Muhalefete cevaplar yetiştirmesi bir yana.,
Muratpaşa Belediye Başkanı Süleyman Evcilmen şehrin her hangi bir konusuyla ilgili basın açıklaması yapacak, Büyükşehir Belediye Başkanı aynı konu türünden bir gündem yaratıp, basın açıklaması yapıyor.
Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek Batı Çevre yolu ile ilgili önemli bilgiler vermeye hazırlanıyor, Akaydın kafasını çıkartıyor.
CHP İl Başkanı Özer Ülken, başarısız, amacına ulaşmayan, bol döküm olumsuz eleştiri toplayan 5’li buluşmanın ezikliğini silebilmek, gündem değiştirmek adına Kırcami toplantısı yapıyor, aynı saatte CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Kırcamilileri toplayıp, millete ninni söylüyor.
Bu gündem belirleme yarışı veya gündemden düşmeme hareketi değil midir?
“Akaydın’ı yazmaktan bö geldi” dedim ya.,
Dünkü gündemi belirleyen de ne yazık ki kendileri.
Zira, koskoca bir devri kapatan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın da ondan.
Önceki gün Fondip Mustafa’nın mekanını başına yıktı.
Hem de eşyalarını dahi kurtaramadan.
Hasan Subaşı 10 yıl, Bekir Kumbul ve Menderes Türel 5’er derken, 2.5 yıl da Mustafa Akaydın dönemi, toplamda tam tamına 22.5 yıl.
Belki de çeyrek yüzyılı geride bırakan bir süreç.
7 Mehmet nasıl Antalya’nın bir efsanesiyse, Fondip Mustafa da bu kentin vazgeçilmezlerinden birisi olduğunu acaba Mustafa Akaydın bilir mi?
TC vatandaşı her insan bu memleketin esas sahibidir ancak, ortada bir de gerçek var.
O gerçeği de ne yazık ki Mustafa Akaydın ortaya dökmüştür.
Hasan Subaşı 10 yıl belediye başkanlığı yaptı. Ve kendisi Antalyalı.
Bekir Kumbul ile Menderes Türel 5’er yıl aynı görevde bulunan isimler. Kumbul ile Türel de öz be öz Antalyalı. Dolayısıyla Fondip Mustafa’nın çeyrek yüz yılı aşkın süredir işletmeciliğini yaptığı Deniz Restoran’ın bulunduğu yer ile ilgili eski üç belediye başkanının da yeni projeleri vardı ancak, efsane için alternatif proje yaratamadıkları için, Fondip Mustafa’yı mağdur etmediler.
Ama Çorumlu Mustafa Akaydın, “Ne ahde vefası” deyip, vicdan olayını aklının ucundan dahi geçirmedi.
Tek yaptığı, “Yıkın” talimatı.
“Gerekirse başına yıkın” demiş ki, önceki gün yaptıkları bundan farksızdı..
Antalya’da hem de Antalyalı olupta markalaşan, bu dünya kentinin ilk meyhanecisi olarak bilinen Fondip Mustafa’nın damağa kadar kulağa ve hatta göze dahi hitap ettiğini Akaydın bilir mi ki?
Lezzetli yemekleri ve mezelerinin yanı sıra, giyim tarzıyla herkesi kendine hayran bırakıp, esnaflığındaki centilmenlik, iyi niyet ve insani yaklaşımını, “Babacan” tavrına dönüştüren Fondip Mustafa ile 2 dakika olsun masa muhabbetinde bulunmuş mudur ki Akaydın?
Yok.,
O öyle sıradan yerlere gitmeyi pek sevmez.
Kültür alanlarını meyhaneye dönüştürdüğü, City’leri tercih eder.
“Kentsel dönüşüm projesi” adı altında, çeyrek asrı bulan bir mekanın yerle bir edilmesi.
Projeniz batsın.
“Minareyi çalan kılıfını hazırlar” diye boşuna dememişler.
Ama Fondip Mustafa’ya aylık 5 milyar lira kirası olan, üstüne üstlük mahkemelik bir mekanı, “Sen uzman olduğun lezzet dağıtım olayı ile dostların buluştuğu ortamı terk et, git çay sat da para kazan” diyerek aklı sıra kılıf bulduğunu sanıyor Akaydın.
Hem de 70 yaşındaki bir duayene.
Antalyalının, Antalyalıya yapamadığını Çorumlu yapar.
Yaparsa da hoca yapar!..