Önceki günden itibaren Türkiye’de partili Cumhurbaşkanlığı dönemi resmen başladı.

Tabi referandum sonuçlanmış olsa da polemiklerin sonu henüz gelmiş değil.

Muhalif cephede hala ‘partili cumhurbaşkanlığı’ ‘tek adam’ ekseninde devam ediyor.

Özellikle CHP kurmayları bu işin arkasını bırakmayacağını her fırsatta dile getiriyor.

Peki partili cumhurbaşkanlığı uzaydan ithal edilmiş yeni bir model mi?

Daha önce hiçbir yerde uygulanmamış mıydı?

Bu soruyu sormamın nedeni, referandum sürecinde başını CHP’nin çektiği muhalefetin kamuoyunda böyle bir algı yaratmış olması. Oysa partili cumhurbaşkanlığının ilk örneği İsmet İnönü’dür. Atatürk’ten sonra Cumhurbaşkanı olan İnönü, uzun yıllar bu görevini CHP genel başkanlığı ile birlikte yürütmüştür.

Yani öyle uzaydan filan ithal edilmiş bir sistem değil.  

Dolayısıyla anlaşılıyor ki, CHP’nin referandum sürecinde kopardığı yaygaranın sebebi, cumhurbaşkanının partili olması değil, Recep Tayyip Erdoğan’ın partili cumhurbaşkanı olması korkusuymuş...

Ancak korkunun ecele faydası yok. Bugünlerde CHP’de baş gösteren parti içi polemikler gösteriyor ki bu gidişle 2019’da ilk kez yapılacak başkanlık seçiminde Erdoğan yine güle oynaya kazanacak. Tabi siyasette kesin konuşmak diye bir şey yok. Ancak öteden beri iç kavgaların tavan yaptığı parti görünümünden kurtulamayan CHP’de daha şimdiden başlayan ‘başkanlık’ kavgası, ortaya konan fotoğraf bize bunu söyletiyor.

Göreve geldiği günden bu yana liderliği parti içinde dahi tartışma konusu olan Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı muhalefet bir kez daha kılıçlarını çekti. Parti resmen birkaç parçaya bölünmüş durumda. Bir yanda Fikri Sağlar, bir yandan Muharrem İnce, bir yanda Deniz Baykal. Daha düne kadar partili cumhurbaşkanlığına karşı birlikte mücadele veriyorlarken bugün ‘başkan kim olacak?’ kavgasındalar.

Bu kavganın önümüzdeki günlerde temposunu artırarak süreceği de aşikar. Öteden beri ‘ileri demokrasi (!)’nin hakim olduğu CHP’de bu kavgaların partiyi bu kez ne kadar geriye götüreceğini önümüzdeki süreçte göreceğiz. Onlar partide hükümranlık kavgasını sürdürürken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tabiriyle, atı alan Üsküdar’ı geçmiş olacak. 

Erdoğan, muhalif cephenin tüm çabasına rağmen Türkiye’nin İnönü’den sonra ikinci partili Cumhurbaşkanı olacak.

Dedim ya bizimkisi sadece bir öngörü…

Gerçekte neler olacak yaşarsak hep birlikte göreceğiz…