İyi haftalar Saygıdeğer okuyucular;

            Aslında bu hafta bu kadar canımız yanmışken ekonomi adına bir şeyler yazmak insanın içinden hiç gelmiyor. Kaybolup yitip giden kardeşlerimizin acısı hala dinmedi ve insani değerleri bünyesinde taşıyan her bir birey için de dinmemesi gerekiyor. Ancak Maslov’un hiyerarşisinde ikincil sırada bulunan yeme – içme dürtüsü ekonomiye dayandığı için ve yaşama zorunluluğumuz devam ettiği için sizlere ekonomik bilgiler sunmaya devam edeceğim.

Geçtiğimiz hafta Atso konferans salonu Fibabanka Genel Müdürü Sn. Bekir Dildar önderliğinde bugünlerde Antalya ekonomisi açısından çok ihtiyacımız olan bilinçlendirici bir toplantıya ev sahipliği yaptı.

Konuşmacılar Fiba Holding’in Rusya’daki en önemli iştiraki olan Rusya Credit Europa Bank’ın Genel Müdürü Sn. Haluk Aydınoğlu ve Fiba Portföy Genel Müdürü Sn. Hakan Avcı idi.

Şehrimizin en önemli ekonomik kaynağı olan turizm ve turizmin taşıyıcısı konumundaki Rusya hakkında bizlere çok önemli bilgiler verdiler.

Ben de bu hafta işi ehline bırakıp bu bilgileri sizlerle paylaşacağım;

Öncelikle bakanlık verilerine göre 2015 yılı ilk 8 ayında ülkemize gelen ziyaretçi sayısının %0,9’luk bir azalış gösterdiği belirtilen toplantıda Antalya özeline bu azalışın %5,9 olarak yansıdığı belirtildi.

Ülkemizde  %12,1 pay ile Almanya’dan sonra ikinci sırada bulunan Rus turist sayısının Antalya’daki oranının 2014 yılında %33 olduğu, 2015 yılı ilk 8 ayında bu rakamın %22 (617.000 kişi) azalış gösterdiği belirtildi. Bu doğrultuda 2014 yılı sonunda 4.480.000 kişi olan Antalya Rus ziyaretçi sayısının 2015 yılını 3.550.000 kişi olarak kapatması bekleniyor.

Bunun nedenlerine gelince ağırlık Rusya’nın iç ve dış sorunlarından kaynaklanıyor.

-         Dünyada Rusya’ya uygulanan yaptırımlar

-         Petrol fiyatlarındaki düşüş

-         Ruble’de yaşanan devalüasyon

-         Rus kamu çalışanlarına getirilen yurtdışı çıkış yasağı

-         Rus iç turizminde, Rus devletinin yönlendirmesi ve Rus halkının vatanseverlik olgusu ile yaşanan artış (Kırım – Soçi) başlıca sebepler olarak görülüyor.

 

Söz konusu toplantı paralelinde alınması gereken önlemlere gelince;

-         Türkiye’nin dost ülke imajını arttırmak

-         Rus tatilciler için satın alma imkanlarını iyileştirmek

-         Tüketici tercihlerindeki değişimleri ve tur operatörlerinin dağıtım kanalı seçeneklerini takip etmek, olması gereken başlıca aksiyon planları olarak öngörülüyor.

Şahsi görüşüme gelince Rusya ve Türkiye’nin aralarında gerçekleşen ticaret hacmine ve çeşitliliğine bakıldığında birbirinden vazgeçemeyecek iki ülke olduğunu düşünüyorum Suriye’de şu an yaşanan durum majör dış ve güvenlik politikaları ekseninde iki ülke ticaretinin aleyhine görülse de uzun dönemde iki ülkenin bir çıkar yol bulacağına inanıyorum.Nitekim geçtiğimiz günlerde yaşanan restleşmelerin bir gün sonra basın sözcüleri aracılığıyla yumuşatılarak lanse edilmesi de bu görüşümü destekliyor.

Netice itibariyle Rus ve Türk halkları genel itibariyle ayrı dine mensup olsalar da Asyalılık kökeni vesilesiyle birbirlerine çok benziyorlar. Bu doğrultuda turizm açısından Rus insanının Türkiye’deki beklenti karşılanma düzeyini dünyanın hiçbir yerinde bulamayacağını düşünüyorum. Ayrıca bu kadar karmaşık düzeye erişmiş olan ekonomik işbirliğinin de bir kalemde silinip atılması zor görünüyor.

Umarım yaşanacak olan günler ve siyasilerin tavırları beni yanıltmaz.

Zira savaş bir günde başlayan ama yıllarca izleri silinemeyen bir olgu ve bunu ancak Atatürk’ün de belirttiği “Yurtta Sulh, Cihanda sulh” ilkesinden şaşmadan yönetebiliriz.

Saygılarımla