İnsanlarla anlaşmak gerek. Hayat, çoğu zaman karmaşık bir düğüm gibi görünse de aslında bir tebessüm, bir selam, bir anlayışlı bakışla zor olan ne varsa çözülür. Anlaşmak, sadece konuşmak değil; hâlden anlamaktır. İnsanın insana tutunduğu her an, dünya biraz daha güzelleşir, biraz daha mutlu döner.
En güçlü ve en sağlam bağ barıştır. Barış, yalnızca savaşın bitmesi değildir; gönülde huzurun, yüzlerde tebessümün her an çoğalmasıdır. Bazen bir özür, bazen bir sarılış, bazen de sessizce affetmek bizi barışta tutar. Barış, kalbin kapısını açtığında insanı da insanlığı da onarır. Barış, huzurun teminatı olur.
İyilik yapa yapa sevinçler çoğalır. İyilik, paylaştıkça büyüyen bir ışıktır. Bir küçük yardım, bir sıcak söz, bir gönül desteği; hepsi dünyada yeni sevinçler yeşertir. İyilik, hem yapanın hem alanın kalbini gece gündüz aydınlatır. İyilik, bizi insanlıkta tutar.
Elden gelen çabayı göstere göstere yaşanılır bir dünya inşa edilebilir. Her küçük çaba, yaşanılır bir dünyanın temelini atar. Bir çocuğun yüzünü güldürmek, doğaya sahip çıkmak, bir komşuya yardım etmek... İşte tüm bunlar, kalpten kalbe yayılan iyilik halkalarıdır. İyilik dönen dünyada her canlı barış ve huzur içerisinde bir hayat yaşar.
Unutmayalım ki bazen bir selamla, bazen bir küçük iyilikle, dünya değişir.
İnsan yeter ki elinden geleni esirgemesin. İyilikle yeter ki insan adım atmaya devam etsin.