21 ay önce, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Mustafa Akaydın, “Genel Başkan sen Milletvekili adayımız olacaksın” derse, kendisini seçen halktan özür dileyerek seve seve aday olabileceğini söylemişti ya.,
Bu dünya görüşü CHP kulislerine bomba etkisi yaratmış.
Bombanın sesinin yüksekliğinin nedeni ise, içine yerleştirilen tabanın sesi.
Yoksa Akaydın’ın, “Aday olabilirim” söylemi hiç değil.
Genel olsun yerel olsun, CHP’de yıllarını partisine vermiş taban, sürekli ön seçim ister.
Hatta mevcut İl Yönetimi Genel Kurul’da bu vaatleri verdi.
O kongreye, “Gönül adamı” edasıyla aday olarak girip, seçilen Özer Ülgen başkanlığındaki il yönetimi ön seçim sözlerinin ardında dağ gibi duracaklar mı, durmayacaklar mı bu da ayrı bir beklenti nedeni.
Nedenler çok olmasına çok da, Mustafa Akaydın’ın durduk yerden, “Vekil adayı olabilirim” demesi, çoğu kişinin huzurunu kaçırdığı bir gerçek.
Bu söylemi nereye çekersen çek.
İster, “Kılıçdaroğlu Akaydın’a işaret göndermese kendisi böyle bir söylemde bulunamazdı” diye düşünülsün.
İster, “Ön seçimi kabul ediyorsa gelsin aday olsun” bile densin.
Hatta, “Bak. Bak. Baaak. Büyükşehir belediye Başkanı olarak Antalya’ya hizmetin kolay olduğunu sanan Mustafa Akaydın, 21 ayda işin zorluğunu görünce tabanları yağlamaya başladı. Kaçmak için bahane arıyor” diye de düşünülsün.
Akaydın CHP’de ön seçim ışığı görmüş olsaydı, “Ben de aday olabilirim” diyemezdi.
Hangi Büyükşehir Belediye Başkanı koltuğunu bırakıp, ön seçime katılıp, Milletvekili adayı olmayı göze alabilir?
Zaten Akaydın’da, “Koşul ne olursa olsun, adaylığımı koyarım” demedi ki.
Ne dedi?
“Genel Başkan isterse, halktan özür dileyerek milletvekili adayı olabilirim.”
Söz bu ama o sözün arkasındaki kapılar ardına kadar açık.
“Hoca başkan. Seni Antalya’nın ikinci sırasına yazıyorum” yönüne de çek.
“Üçüncü sıraya fit misin?” pazarlığına da.
Yoksa koskoca Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin CHP’li Başkanı Mustafa Akaydın, hem de profesörlük mertebesine erişmiş, epey bir mürekkep yalamış birisi, tünelin ucundaki ışığı görmeden, dün politikacı geçinip, bugünün siyasetçi CHP’lileri gibi tepeden inme laf etmez ki!..
Bana göre Akaydın’ın vekil adaylığı olayı, CHP’lilerin alması gereken bir ders olmalıdır.
“Ön seçim, arka seçim yok arkadaş” mesajı gibi bir şey değil de ya ne?
CHP’de birileri her zaman gökten zembille inip, yıllarını partisine vermiş köklü CHP’lilerin hep önüne geçmiştir, bundan sonra da geçmemesi için bir neden asla olamaz.
Örnek mi?
Mustafa Akaydın’ın CHP’den Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı.
Genel Başkan’ın adı Kemal Kılıçdaroğlu da olsa fark etmez!.
fark eder mi, etmez mi bekleyip göreceğiz. Zaman her şeyin ilacı.
Geçmiş zaman olur ki, Yener Ulusoy’dan bu yana, görev başındaki bir Belediye Başkanı olarak, “Vekilliği aday olabilirim” cümlesini kullanan ikinci kişi Akaydın olmuştur.
Yürekliliğini tebrik etmek gerek.
Tabi ki o tebriği, CHP tabanının boşu boşuna hayal aleminde yaşadığını Mustafa Akaydın’ın ortaya çıkışıyla, kendisini cimcikleyerek yapması şart.