Ben spor yazarı değilim ve gazetemizde bu işlerin ehli Şifa Çiçek var. Ancak bir futbolsever olarak susamıyorum. X platformunda yazdıklarım yetmedi. Çünkü mesele bir teknik direktör tartışmasının çok ötesine geçti.

Açık söyleyeyim; Vincenzo Montella göreve geldiği günden beri hiç beğenmedim, açıklamalarını tuhaf buldum. Bunun nedeni yabancı olması değil. Tam tersine, yabancı bir teknik direktör gelecekse dünyanın en iyi teknik adamlarından birisi olmasını isterdim. Çünkü Milli Takım sıradan bir takım değil, Türkiye’nin ortak değeridir.

Peki Montella dünyanın en iyi teknik direktörlerinden biri mi? Hayır.

Peki buna rağmen takıma çok güçlü bir oyun sistemi kazandırdı mı? Hayır.

Peki istikrarlı bir başarı hikayesi yazabildi mi? Yine hayır.

O zaman neden hala görevde? Bu soruyu ülkemizde yaşayan milyonlarca insan gibi soruyorum, sorguluyorum.

Ne zaman Milli Takım’ın maçı olsa milyonlarca insan ekran başına geçiyor. Ancak heyecandan çok endişe yaşıyoruz. Rahatça bir maç izleyemedik. Rakibin kim olduğuna bakmadan “Acaba bugün yine kaybeder miyiz?” kaygısıyla maç izliyoruz.

Kazandığımız karşılaşmalarda bile rahat edemiyoruz. Çünkü ortada oturmuş bir futbol sistemi yok. Topun ne zaman nasıl kullanılacağı, hücum organizasyonlarının nasıl şekillendiği, savunma geçişlerinin nasıl yapılacağı belli değil. Birçok maçta bireysel yeteneklere emanetiz.

Arda Güler bir şey yaparsa... Kenan Yıldız bir şey üretirse... Hakan Çalhanoğlu uzaktan bir çözüm bulursa... Kaleci golleri engellerse… Sürpriz birileri ortaya çıkar ve katkı koyarsa…

Milli takımların kaderi bireysel yeteneklere bırakılamaz. Sürdürülebilir başarıyı sistemler getirir. Bugün dünyanın en başarılı futbol ülkelerine baktığınızda bunu görüyorsunuz. Bir futbol aklının olması gerekiyor.

İşin daha da ilginç tarafı, başarısız sonuçlara rağmen sürekli yeni bahaneler üretiliyor. Dahası, her başarısız sonucun ardından yapılan açıklamalar da kamuoyunu ikna etmekten uzak kalıyor. Hele geçtiğimiz haftaki ve berbat sonuçlarla biten maçlardan sonraki Montella açıklamaları hakaret eder gibi. Ben öyle hissediyorum. Siz zaten busunuz der gibi… Bir de futbolcuların transfer bedelleri üzerinden konuşuyor…

Montella ülkemizi A ligine çıkardığını söylese de sanki harika bir oyun sonrası yaptı sanırsınız. Alt liglerdeyken de berbat oynuyorduk. Böyle olmadığını düşünenler önceki maçlarımızı izlesinler.

Potansiyeli çok yüksek bir oyuncu grubuna sahibiz. Bu futbolculara altın nesil diyen de var, altın jenerasyon (altın kuşak) diyen de var. Açıkçası ben de böyle düşünüyorum. Çünkü Avrupa’nın önemli kulüplerinde forma giyen gençlerimiz var. Belki de son yılların en yetenekli jenerasyonları elimizde.

İyi de bu gençler yeteneklerini sahada gösteremiyorlar? Sahadaki oyun planı hatalı, oyuncu seçimi hatalı, oyuncu değiştirme zamanı hatalı, Montella’nın kibrinden futbolcularla iletişimi hatalı…

Futbolda Santrfor oyun olur mu? Bu mevkide oyuncu mu yok? Enes Ünal’ı seçmeme sebebini kendisi açıkladı. İrfan Can kahveci de aynı durumda değil mi? Kendi takımlarında oynamayan diğer oyuncularda aynı durumda değil mi? Deniz Gül ile başla beceremezse alırsın kenara. Barış Alper ve Kerem ısrarı nelere mal oldu? Bu oyunculara kötü demiyorum. Sahadaki diziliş, maça göre oyun, oyuncu. Böyle bakmamız gerekiyor.

Açıkçası büyük umutlarla yetişen bir neslin heba edildiğini düşünüyorum. Yıllardan beri Montella’da ısrar edenler, bu sizlerin eseridir. Milli Takım herhangi bir kurumun, federasyonun ya da teknik direktörün kişisel kariyer alanı değildir.

Bu konunun başka bir boyutunu da gözden kaçırmayalım. Türkçe konuşamayan Ferdi Türk hissettiği için Türkiye’yi tercih ediyor. Kenan bundan farklı değil. Can Uzun Almanya’da fırtına gibi estiği dönemde bizde ilk on bire giremedi. Peki bu çocuklar neden Türkiye’yi seçsinler? Avrupa’da ya da diğer ülkelerde önemli takımlarda oynayan gençler neden Türk Milli Takımını seçsinler? Oynadıkları ülkeleri seçerler, geleceklerine dair yatırım yaparlar.

Bizler yurt dışında oynayan yetenekli gençlere mahkumuz. Neden mi? Türkiye’de sahaya çıkan oyuncuların neredeyse tamamı yabancı. Hem de ülkemizin gençlerinin seviyesinde olanların sayısı da oldukça fazla. Bu durumda Milli Takım için oyuncuları nereden seçeceğiz?

Ve unutmayalım Türkiye’de futbol diye bir şey artık yok. Şike, kayırmacılık, bahis, bilerek hakem hataları, şampiyon tayini, küme düşürme iddiaları havalarda uçuşuyor.

Eğer Futbol Federasyonu buna el koyamıyorsa ki öyle görünüyor, Spor Bakanlığı başta olmak üzere üst yetkililer bu işe el atmalıdır. Çünkü Milli Takım milletindir. Türk Milleti hayal kırıklığına mahkum edilmemelidir.