Antalya’da şehir içi toplu ulaşımda yaşanan sorunlar, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in kararlılığı ve yılın başında uygulamaya konulan yeni sistemle birlikte önemli ölçüde azaldı. Bunu, toplu ulaşımı kullanan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim. Üst üste istiflendiğimiz konserve kutusu gibi araçlardan sonra her türlü konfora sahip 12 metrelik otobüslerle seyahat etmek eminim ki benim gibi birçok vatandaşa gerçekten iyi geldi. Ancak ulaşımdaki tüm sorunlar ortadan kalktı demek de henüz mümkün değil. Gerek sistemin yeniliğinden, gerek ulaşım esnafı içerisinde sistemi sabote etmeye çalışanlardan ötürü hala bazı sıkıntılar yaşanıyor. Bu sıkıntıların başında, güzergahlarda yapılan değişiklikler geliyor. Örneğin kimi hatlarda sefer aralığı 30-45 dakika iken, kimilerinde ortalama 4 dakikada bir araç sefere çıkıyor. Tabi bu güzergah planlamaları, hattaki yolcu yoğunluğuna göre yapılıyor ancak bu durumu durakta dakikalarca bekleyen vatandaşa anlatamazsınız.
Düşünün, duraktasınız yarım saat, 45 dakika bekliyorsunuz otobüsünüz gelsin diye. Bu süreçte başka bir numaradan 10 otobüs geçiyor.
Çıldırmaz mısınız? Nitekim vatandaş da çıldırıyor. Ben şahsen her akşam işten eve giderken bu görüntüyle karşılaşıyorum.
Bu durumu geçtiğimiz günlerde bizzat Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’e de anlatmıştım. Başkan, referandum sonrası güzergahların yeniden elden geçirileceğini söylemişti. Bu derhal yapılmalı. Çünkü yukarıda da işaret ettiğim gibi hala bu sistemi istemeyen ve zorunlu olarak içinde olup çaktırmadan sabote etmeye çalışanlar var. Büyükşehir’in gösterdiği onca hassasiyete rağmen, verilen eğitimlere, yapılan uyarılara rağmen hala birileri vatandaşla belediyenin arasını açmaya olağanüstü gayret gösteriyor. Ve bunu ulaşım üzerinden yapıyor. Ulaşımda yaşanan her türlü olumsuzluk direkt belediyeye mal ediliyor çünkü…
Büyükşehir Belediye Başkanı Türel, yeni sistem uygulanmaya başladıktan sonra ulaşım esnafına yönelik bir eğitim toplantısında, “İşinizde halkın memnuniyeti söz konusu olmazsa bindiğiniz dalı kesmiş oluyorsunuz. Vatandaşı memnun etmeyecek bir anlayışla hareket etmek sürdürülebilir değildir” diyerek vatandaş memnuniyetinin önemini vurgulamıştı. “Siz aslında her biriniz özel statüde bir belediye görevlisisiniz” diyerek yapılan işin kamu görevi olduğuna dikkat çekmiş, vatandaşa yapılan her kötü muamelenin negatif olarak döneceğini belirtmişti. Yani bu işin olmazsa olmazı ‘müşteri memnuniyeti’. Eğer vatandaş verilen hizmetten memnun değilse isterse dünyanın en çağdaş, en doğru, en güzel hizmeti olsun bir anlam ifade etmez.
Başkan Türel o toplantıda ayrıca, “Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 400-500 araç alabilecek ekonomik gücü var. Ama ben bir gün bile bunu düşünmedim, düşünmüyorum, düşünmeyeceğim de. Yeter ki siz müşteri memnuniyetini sağlayın ama müşteri memnuniyeti olmazsa bu böyle devam etmez” diyerek gerektiğinde radikal müdahaleler yapabileceğini de ifade etmişti.
İşte şimdi belki de o müdahalelerin zamanı. Öncelikle yeni ve daha adil bir güzergah planlaması yapılmalı. Elbette ki yolcu yoğunluğu esas alınmalı ancak mesai başlangıcı ve bitimine denk gelen saatlerde o 30-45 dakika aralığındaki hatlara da ek araçlar konulmalı. Bunun yanı sıra, az sayıda da olsa hala vatandaşa hoyratça davranmayı sürdüren sürücüler tespit edilip gereği yapılmalı. Bir vatandaş “Filan yerden geçiyor mu” diye sorduğunda, “Kör müsün tabelada yazıyor” diyen bir kişinin böyle insan memnuniyetine dayalı bir sektörde çalıştırılması doğru değil.