Antalya, biri doğal diğeri sosyal ve siyasal gündemlerle oldukça yoğun bir gün geçirdi.

Önce siyasal gündemle başlayalım…

Aylardır beklenen “Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve yolsuzluk, rüşvet ile ilişkili kişilerle ilgili Cumhuriyet Savcılığının hazırladığı iddianame hazırlanıp ilgili mahkemeye iletildi…”

700 sayfayı aşan iddianameye genel olarak şöyle bir göz attım ve 210 sayfasını da didikleyerek okudum…

Sanık ifadeleri elbette savcılık tarafından ileri sürülen yolsuzluk, rüşvet, haksız mal edinme ve bunun aklanması ile ilgili iddiaları kendilerine göre reddediyorlar.

Okuduğum kısımlarda savcılık sanıklara çapraz sorular sormuş.

Kimi sanıklar (özellikle Muhittin Başkan) ifadelerinde tutarlı davranırken, kimileri (gelini Zeynep gibi) şaşırmış ve aynı sorulara farklı cevaplar vermişler.

Ancak asıl ibretle ve dehşetle okunacak kısımlar “etkin pişmanlıktan faydalanarak itirafçı olanların ifadeleri…”

İtiraflarda yok, yok…

Kokainden irtikaba, aşk hayatından imar tadilatlarına, gizli kasalardan dönüm dönüm arazilere ve rüşvetlere uzanan Yeşilçam filmlerini aratmayacak ifadeler…

Emin olun, bu iddianameden en az 15 tane uzun metraj film çıkarılır…

Lakin dikkatimi çeken asıl nokta; bu itirafların maddi delillere dayanıp dayanmadığı…

İddianamenin ilk bölümünde savcılık delilleri sunmuş…

Tümüne baktığınızda mahkemenin asıl itibar edeceği deliller “Yusuf Yadoğlu’nun itirafları (ki iddianamede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Yetkisizlik Kararı ile Gönderilen Soruşturma Dosyası Kapsamı olarak belirtilmiş) ve MASAK raporlarıyla, İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporları…”

Hepiniz hatırlayacaksınız, Yusuf Yadoğlu denen iş insanı İstanbul’da yürütülen İBB soruşturmasında tutukluyken, Antalya’da Büyükşehirden aldığı ihale karşılığında kendisinden rüşvet istendiğini, oğul Böcek’in boşanma karşılığı eski eşine aldığı evin karşılığı olan 30 milyon lira verdiğini iddia etmişti…

Ve bu ifadelerden sonra ABB soruşturması başlamış, ilk olarak Muhittin Başkan tutuklanmış ve arkası gelmişti.

Yadoğlu’nun Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesinin araçlarının bakım ve onarımı ihalesini 1 milyar 200 milyon liraya aldığını, hak edişlerinin erken ödenmesi karşılığında bu rüşveti verdiğini ifade etmiş olmasına rağmen “İddianamede Yusuf Yadoğlu suçtan zarar gören olarak belirtilmiş.”

Burada irtikap değil, gönüllü rüşvet çarkı döndüğü açıktır ve rüşveti alan da, veren de suçludur…

İşte bunu anlamakta zorlanıyorum…

Her neyse…

İddianamenin mahkemece kabulünden sonra daha çok bu iddianameyi değerlendireceğiz…

Özellikle İnvest Şirketinin sahibi “Cengiz Gökay” ile AKP eski İl Başkan Yardımcısı “Mehmet Çetinkaya,” VTV’nin sahibi “Okan Kaya” ve iş insanı “Rıdvan Güzel’in” ifadeleri çok çarpıcı…

Bunları ilerleyen yazılarımda değerlendireceğim…

Gelelim diğer gündem olan doğa olayına…

15 yıla yakındır istenilen yoğunlukta yağmur yağmamasına karşılık şimdi 10 günü aşkın bir süre yoğun yağmur yağması gerek su kaynakları bakımından gerekse tarımsal üretimde oldukça faydalı olacaktır.

Tabii kaçınılmaz olarak trafikte ciddi sıkıntılar yaratıyor ancak gerek Valiliğin ve gerekse başta Büyükşehir olmak üzere ilçe belediyelerinin gayretleriyle hem trafikte hem de sel baskınlarında üzücü sonuçlar büyük ölçüde engellenmeye çalışılmıştır.

Bu anlamda gayreti ve emeği geçen kurumlara ve emekçilere teşekkür etmek gerekir.