Konuyu Müslümanlar açısından değerlendirmek istedim. Alanı biraz daralttım ki daha kolay anlaşılabilsin.
Allah dünyayı bütün canlıların yaşayabileceği, ihtiyaçlarını bulabileceği bir şekilde yarattı ve donattı. Hatta Musavvir sıfatı gereği tasvir de etti. Güzelleştirdi.
Bilhassa insana dünyayı da içindekilerle birlikte sevdirdi. İnsana verdiği diğer özelliklerden dolayı dünya üzerinde icatlar, yaptı ve kendisinin bile hayran kaldığı gelişim süreçlerini yaşadı ve de halen daha hızlı bir şekilde devam ediyor.
Bütün bu duruma Rabbimiz bazı disiplinler koydu. Bir araçtaki fren sistemi gibi bazen yavaşlama, bazen de durabilmesi için.
Çünkü ölümlü olan insanın ahiret yurdunu ve onun hallerini de düşünmekle sorumlu kılmıştı.
Hem Kur’an’da hem de onun ilk öğrencisi ve öğretmeni olan Peygamberimizde bu konuda birçok uyarı cümlelerinin var olduğunu görüyoruz.
Bu konuda ben fazla bir şey yazmayacağım. Allah’ın dediklerine ve bu ayetleri daha derin anlamlarıyla bizlere ders veren sözleri aktaralım.
Önce Allah’ın buyurduklarına bakalım.
"O Hanginizin Daha Güzel Amel İşleyeceğinizi İmtihan Etmek İçin Ölümü ve Hayatı Yaratandır." (Mülk: 2)
"Dünya Hayatı Aldatıcı Geçimlikten Başka Bir Şey Değildir." (Âl-i imrân: 185)
"Siz Geçici Dünya Malını İstiyorsunuz. Oysa Allah Ahireti Kazanmanızı İster." (Enfâl: 67)
"DÜNYA HAYATI SAKIN SİZİ ALDATMASIN!" (Fâtır: 5)
Bu ayetler o kadar açık ki hiçbir tefsir ya da tevile ihtiyaç yoktur. Bütün dillere de en yalın haliyle çevrilebilir.
Mesela, geçmişte yaşayan insanların imtihanı kaybetmelerinin sebepleri ve sonuçlarıyla ilgili şu hadiste şöyle buyrulur:
"Vallahi ben sizin fakir düşmenizden korkmuyorum. Fakat ben, sizden öncekilerin önüne serildiği gibi dünyanın sizin de önünüze serilmesinden, onların dünya için yarıştıkları gibi sizin de yarışa girmenizden ve dünyanın onları helak ettiği gibi sizi de helak etmesinden korkuyorum." (Buhari, Rikak 7; Müslim, Zühd 6)
Bir başka hadiste ise dünya nimetlerinin bolluğunun doğurabileceği sonuçlara dikkat çekilir:
"Benim ardımdan sizin adınıza en çok korktuğum şeylerden biri de sizin için dünyanın güzelliklerinin ve süslerinin bolca verilmesidir." (Buhari, Zekât 47; Müslim, Zekât 122)
Bir diğer hadiste de dünya nimetlerinin insanda uyandırabileceği riya, yani gösteriş duygusuna dikkat çekilir:
"Sizin adınıza en çok korktuğum şey küçük şirktir." Sahabeler: "Ey Allah'ın Resulü, küçük şirk nedir?" diye sorduklarında; "O riyadır (gösteriş)." buyurmuştur. (Ahmed bin Hanbel, Müsned, V, 428)
Söyleyecek fazla söze gerek yok diye düşünüyorum. Her birimizin uyarıcı özelliği olan bu ayet ve hadisleri belirli aralıklarla hislenerek okumamız gerek.
Rabbimiz, bu asli vazifemizde hepimize hayırlı sonuçlara vesile olacak dersler ve doğru tercihler nasip etsin.
Duasız olmaz.
Kolaylıklar dilerim, değerli okurlarım.
İbrahim DOĞRU