Dün Muhittin Böcek’in yanında, bir dönem Kılıçdaroğlu Gönüllüleri’nin Akdeniz temsilcisi, bugün Özgür Özel’le aynı karede!..

Peki, bu hızlı kariyer yolculuğunun arkasında hangi başarılar, hangi liyakat ölçütleri ve hangi ilişkiler var?...

Siyasette bazı isimler ortaya koydukları projeler ve mesleki başarılarıyla gündeme gelir. Bazılarıysa değişen siyasi dengeler karşısında nerede durdukları ve hangi isimlerle yan yana geldikleri üzerinden tartışılır. Antalya yerel siyasetinde derinden ama emin adımlarla ilerleyen CHP’li Kalan Karakuş ismi etrafında oluşan soru işaretleri de tam olarak bu noktada başlıyor.

Bir dönem Kemal Kılıçdaroğlu adına faaliyet gösteren Kılıçdaroğlu Gönüllüleri Platformu’nun Akdeniz temsilciliğini üstlenen Karakuş’un, geçmişte Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’le ‘sıkı fıkı’ olduğunu hemen hemen her fotoğraf karesinde yer aldığını kendi sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda görüyoruz. Şu sıralar ise öne çıkan/çıkarılan tek kare var; Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’le olan fotoğrafı…

Elbette bir siyasetçiyle fotoğraf çektirmek suç değil. Farklı siyasi isimlerle ilişki kurmak da tek başına eleştiri konusu yapılamaz. Ancak sorgulanması gereken, bu ilişkilerin kariyer basamaklarında ne ölçüde etkili olduğu…

Siyasetçiler ve yönetimler değişirken bazı isimlerin kariyerleri nasıl şekilleniyor? Bu yükselişin temelinde mesleki yeterlilik ve başarı mı var, yoksa değişen güç dengeleriyle kurulan ilişkiler mi?..

İşte Antalya kamuoyunun yanıt beklediği soru budur.

Türkiye siyasetinin kronik sorunlarından biri, liyakat tartışmasının siyasi yakınlıkların gölgesinde kalmasıdır. Bir göreve kimin getirildiği kadar, neden getirildiği de önemlidir. Kalan Karakuş örneğinde de tartışma bu merkezde oluşuyor. Mesela Karakuş’un ANET’teki görevinin mesleki dayanağı nedir? Falez AŞ’den ayrılmasının ardından yeni görevine hangi süreçlerden geçerek gelmiştir? Antalyaspor’daki rolü hangi deneyimlere dayanmaktadır?

Anadolu’da halk arasında sıkça kullanılan ‘Kimin arabasına binerse onun düdüğünü çalar’ sözü aklımıza geliyor. Günümüzde buna ‘sistemin adamı’ deniyor. Fırtınalar, boranlar kopsa da, yer yerinden oynasa da ‘sistemin adamları’nın kılı kıpırdamıyor. Herkes düşerken onlar dimdik ayakta kalabiliyor. Gidenler gidiyor ama ‘Kalan’ sapasağlam kalıyor anlayacağınız…

Dikkat çeken bir başka konu da Karakuş’un yaşam tarzına ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialar. İddialara göre kendisi lüks mekanlarda arkadaşlarıyla vakit geçirmeyi, Antalya’nın pahalı eğlence mekânlarında sofralar kurmayı seviyor. Elbette kimin nerede yemek yediği, ne içtiği veya nasıl yaşadığı kimseyi ilgilendirmez. Herkes kazancını dilediği gibi harcayabilir. Ancak insan ister istemez şu soruyu soruyor; Bu değirmenin suyu nereden geliyor?..

Antalya gibi bir şehirde lüks mekanlarda kalabalık sofraların maliyetini tahmin etmek zor değil. Hele bu tür harcamalar sık sık tekrarlanıyorsa…

İster istemez yanıt arayan sorular oluşuyor kafamızda.

ANET Genel Müdür Yardımcılığı maaşı bu yaşam tarzını karşılayacak düzeyde mi?

Aileden gelen bir servet mi söz konusu?

Yoksa açıklanması gereken başka bir gelir kaynağı mı var?

Bunlar, doğrulanmış bilgi olmadan kesin hükme bağlanabilecek konular değil tabi. Bir kişinin yaşam tarzından hareketle gelirinin kaynağı hakkında suçlayıcı bir sonuca varılamaz. Ancak kamuoyunda böyle bir soru oluşuyorsa, özellikle kamusal görev ve gelir ilişkisi bağlamında açıklık talep edilmesi de doğaldır.

Buradaki mesele, kimsenin özel hayatına müdahale etmek değil; kamusal görev üstlenen kişilerin gelirleri ve yaşam standartları hakkında ortaya atılan iddiaların somut verilerle açıklığa kavuşturulmasıdır.

Netice olarak, bu yazının meselesi bir kişinin siyasi tercihlerine müdahale etmek ya da fotoğraflarından hareketle hüküm vermek değil elbette. Mesele, Antalya’da belediye şirketlerinde ve kent sporunun yönetiminde görev alan isimlerin hangi ölçütlerle belirlendiğidir. Elbette Kalan Karakuş’un da bu konularda açıklama yapma ve kendi kariyer sürecini anlatma hakkı vardır. Ancak unutulmamalıdır ki şeffaflık talep etmek kimseye haksızlık değildir. Kamu adına yürütülen görevlerin doğal gereğidir. Antalya halkının bilmek istediği, kimin hangi siyasetçiyle fotoğraf çektirdiğinden ibaret değil. Hangi görevlerin hangi gerekçelerle verildiği, hangi yeterliliklerin arandığı ve siyasi yakınlıkların liyakatin önüne geçip geçmediğidir.

Siyasetçiler değişebilir, yönetimler değişebilir, siyasi dengeler yeniden kurulabilir. Fakat değişmemesi gereken ilke açıktır: Kamusal sorumluluk taşıyan makamlar, kişisel yakınlıkların değil, liyakatin ve kamu yararının esas alındığı yerler olmalıdır. Halen ANET Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüten, Antalyaspor Yönetim Kurulu’nda yedek üye olan (bildiğim kadarıyla) Kalan Karakuş’un geçmişte Muratpaşa Belediyesi şirketlerinden Falez AŞ’de, Halkla İlişkiler Müdürlüğü bünyesinde görev yaptığı ve 7 Mayıs 2024 tarihli Disiplin Kurulu kararıyla işten çıkarıldığı biliniyor. Ancak söz konusu ihracın gerekçesini bilmiyoruz. Bunun da ilgili kurum tarafından açıklığa kavuşturulması gerekiyor.