Antalya'da fırtınaya yakalanıp, Yavuz Özcan Parkı kayalıklarına çarpması sonucu sırtını falezlere dayayıp yan yatan Bolivya bandıralı kuru yük gemisi ömrünü tamamlamış.
Deniz Ticaret Odası Başkanı Ahmet Erol, geminin yüzdürülerek kurtarılma imkanının olmadığını, parçalanarak kaldırılacağını söylemiş .
Kurtarılmasın.
Hatta parçalamayın da.
Parçalayınca jilete gidecek. Türkiye’de jiletten çok ne var ki?
Bu uğurda tıraş olmamaya, papaz gibi ortalıkta dolaşmaya bile razıyım.
Mümkünü varsa batırın.
İçinde biraz olsun memleket sevdası olan, o gemiyi orada tutar.
Çünkü Akdeniz’de balıkların kafalarını sokabileceği bir gecekonduları bile yok.
Bitirdiler.
Körfezi darmadağın ettiler.
Adına, “Trol avcılığı” konulan illet uygulama sadece Antalya körfezinde yapılıyor. 3 mil sınırına rağmen, Antalya falezlerinin 3 metre dibine kadar girmekten geri durmayanlarca, balıkların yuvaları yok olmuş konumunda.
O zaman o gemi evsiz, yuvasız, barınacak yer arayan balıkların evi olsun.
Yıllardır bu uğurda serçe parmaklarını dahi kıpırdatmayan mülki amirlere sesleniyorum.
İşte fırsat.
Benimki belki hayalcilik ancak Namık Kemal, “Hayalle yaşamayanın taaaaa” demiş.
Bu memlekette hiç kimse, “Antalya körfezinde tükenmeye yüz tutmuş balık neslini nasıl kurtarabiliriz” sorusunun cevabını aramaya yanaşmıyor.
“Trol balıkçılığı” Marmara ve Ege’de kısım kısım yasaklanmış ancak, Antalya körfezi yol geçen hanı.
Denizin dibine 5-10 santimetre girerek, tabanda balık avcılığı yapanların siz adına balıkçı mı diyorsunuz.
Define avcıları Antalya körfezinde cirit atıyor ama kimsenin umurunda değil.
Batırın o gemiyi, balıkların yeni bir yuvası olsun.
Balık yok edicileri avuçlarını yalasın.
Hiç aklınızın ucundan geçirdiniz mi, o gemi kuru yük değil de petrol tankeri olsaydı Antalya körfezi ne halde olurdu?
Antalya’nın kapısını şans, 2010’un son günlerinde çaldı.
Bugün, “Dünya kenti” diye kendi kendimizi avuttuğumuz Antalya’nın körfezi için, birilerinin bir şey yapma zamanı çoktan geldi de geçiyor bile.
O gemi illa ki jilet mi yapılacak.
O zaman Antalya’ya hizmet etmekle yükümlü olanlara haydi hayırlı tıraşlar.
2011 yılında herkesin öncelikle sağlıklı olarak huzur dolu bir yıl geçirmesi dileğiyle, nice yıllara.