Bazı ülkelerin uluslararası düzeyde bilinir olmasını sağlayan çok önemli markaları vardır. Mesela Samsung markasıyla akla hemen Güney Kore gelir.

Türkiye’nin de uluslararası çapta bilindik markaları var.

Son yıllarda gelişen savunma sanayimiz oldukça dikkat çekmeye başladı.

Türk Hava Yolları dünyaca ünlü bir marka.

Turizm sektörümüz dünya turizm pazarında göz kamaştırıyor.

Yabancı turistlerin en çok ziyaret ettiği ülkeler arasında ilk beşteyiz.

Dünyada en çok ziyaret edilen turizm şehirleri arasında ilk beşe girmiş İstanbul ve Antalya gibi iki şehrimiz var.

Bütün bu gelişmeler dünya çapında bir turizm markası olduğumuzun kanıtlarıdır.

Büyük rakiplerle rekabet ederek marka olmak gerçekten zor, ancak daha zor olan ise marka olarak kalmaktır.

Güçlü bir turizm markası olarak başarıların sürdürülebilir olmasını istiyorsak eğer değerlerimizden ödün vermeden süreçleri doğru yönetmemiz gerekiyor.

Süreçleri doğru yönetmek için de sektöre özel mevzuatlara ihtiyaç var.

Hal böyleyken seyahat acentacılığı, konaklama, ulaşım başta olmak üzere turizm sektörünü oluşturan ana unsurları birer meslek olarak tanımlamakla işe başlamalıyız.

Aksi halde turizmdeki marka değerimiz hızla deforme olmaya başlayacaktır.

*

Yolumuza başarılı bir marka olarak devam etmek istiyorsak eğer bakmamız gereken yerler bellidir!

Öncelikle yeterli düzeyde eğitilmiş insan kaynağına ihtiyaç var. Bunun için turizm eğitimi veren kurumlara bakmalıyız.

Ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim veren kurumları rehabilite edilerek sektörün ihtiyaçları doğrultusunda insan kaynağı yetiştirmeliyiz.

Öğrencilerin geleceğiyle ilgili beklentilerini doğru anlamalıyız.

Her yıl yaklaşık yirmi bin kişi mezun olurken neden bunlardan sadece yüzde 10-15’inin sektörde çalışmayı tercih ettiğini sorgulamalıyız.

Bu öğrencilerin daha fazlasının sektörde kalmasını teşvik etmek için uygun kariyer planlamalarını yapmalıyız.

Hem eğitim hem de çalışma hayatlarında kariyer hayali kurmalarını sağlamalıyız.

Çünkü, bütün iyi işler, buluşlar gibi büyük kariyerler de hayal kurmakla başlıyor.

Unutmayalım, hizmet sektörünün ana hammaddesi insan kaynağıdır.

Bir hizmet sektörü olan turizmin geleceği de ancak emeğin değeriyle garanti altına alınacaktır.

*
Turizm Mezunları Federasyonu (TURMOFED), kurulduğu günden bu yana turizmdeki insan kaynakları (IK) sorunlarına öncelik vererek bu konuda güzel işlere imza atıyor.

TURMOFED, turizm sektöründeki IK sorunları ve çözüm önerileri üzerine Ekim 2024’te Antalya’da bir çalıştay yaptı.

Acentacılar, otelciler, STK temsilcileri, akademisyenler ve çalışma bakanlığından konusunda uzman kişililerin katılımıyla gerçekleşen çalıştayın sonuçlarını içeren bir rapor hazırladı.

Sonra bu raporu Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Ersoy ve Bakan Yardımcısı Nadir Alparslan’a iletti.

Geçtiğimiz yıl gerçekleşen görüşmeden sonra bakanlık temsilcileri bu konuda bir çalışma başlatacağını söylemişti, ancak henüz bir adım atılmamış.

TURMOFED, bütün bunlarla yetinmekle kalmadı ve geçtiğimiz ay Antalya’da “Turizmde İnsan Kaynakları Zirvesi” düzenledi.

Bu zirvede, sürdürülebilir istihdam politikaları ve geleceğin turizm profesyonellerine yönelik bir vizyon sunmayla ilgili kamu ve özel sektör temsilcileri bir araya getirildi.

Haliyle TURMOFED Başkanı Erdem Daşçı öncülüğündeki dernek yönetim kurulunun bu konudaki çabaları çok değerli.

Her iki çalışmaya katılan bir turizmci olarak kendilerini kutluyorum.

*
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleşen ‘Turizmde İnsan Kaynakları Zirvesine’ olan ilgi çok fazlaydı.

Turizm akademisyenlerinden otelcilere, acentacılardan STK temsilcilerine kadar programa yoğun bir katılım vardı ve konuşmacılar ilgiyle takip edildi.

Gün boyu süren zirvede iki önemli sonuç öne çıktı;

Sektördeki IK uygulamalarının iyileştirilmesinden eğitim sisteminin güncellenmesine kadar detaylı bir şekilde dönüşüm stratejileri oluşturulması ve hukuki düzenlemeler yapılarak ‘Turizm Meslek Yasası’ çıkarılması.

Turizmciler, IK konusunda artık duvara toslandığının farkında.

Zirvede konuşanlar da onlara dinleyip soru soranlar da hep aynı noktalara değindi.

Zaman kaybetmeden bir şeyler yapmak gerekiyor.

İşin eğitim tarafını akademisyenler ve sektör paydaşları bir araya gelerek çözebilir, ancak ikinci konu olan “Turizmdeki Meslek Yasası” tamamen hükümetin inisiyatifindedir.

TURMOFED, geçen yılki Kültür ve Turizm Bakanlığı ziyaretinde bu konuda ilk adımı atmıştı.

Şimdi bakanlığımıza düşen görev işin muhataplarını bir araya getirerek turizm yasasıyla ilgili çalışmaları başlatmaktır.

Çünkü turizmciler bir ‘meslek yasası’ çıkartılması konusunda hemfikir!