Yapay zekâ her yerde. Genellikle pek farkına varmadan da olsa yapay zekâ ile zaten pek çok alanda uzun yıllardır karşılaşıyorduk. Üzerinde oldukça uzun zamandır çalışılan bir teknoloji bu. Ancak geçtiğimiz son birkaç yıl içerisinde gösterdiği ciddi gelişim hızı, insanların ağzını açık bırakacak şeyleri kolaylıkla yapabilir hale gelmesi, günlük hayatı oldukça kolaylaştırabilir olması ve kullanımının kolaylığı ile beraber günümüzde popülerliği hiç olmadığı kadar artmış durumda. Bu bağlamda, yapay zekâ ile bağlantılı bazı terimlerin ne olduğu hakkında fikir sahibi olmak faydalı olacaktır diye düşünüyorum. Bu yazı serisinde, bu terimlerin üzerinden teknik detaylarda boğulmadan, olabildiğince sade bir dille geçiyor olacağız.
Prompt Engineering
Günümüzde yapay zekâ uygulamalarının yaygınlığı ciddi şekilde artmış durumda. İnsanlar yapay zekâ ile içli dışlı oldukça “ne soracağım?” sorusu kadar “nasıl soracağım?” sorusunun da önemli olduğunu fark etmeye başladı. Bunun sonucunda Prompt Engineering ortaya çıktı. Prompt Engineering (dilimize sanırsam “İstem Mühendisliği” olarak çevirebiliriz) yapay zekâdan doğru sonucu almak için doğru soruları sormaya odaklanan, yeni ortaya çıkmış bir alandır. Yapay zekâya derdini anlatma sanatı olarak da düşünebiliriz.
Doğru İletişimin Önemi
Genellikle yapay zekâdan iyi bir sonuç almak, iyi bir talimat vermekten geçer. (Genellikle diyorum çünkü bazen gerçekten saçmaladığı olabiliyor. Lütfen yapay zekâ modellerinin hata yapabildiğini ve her söylediklerine inanılmaması gerektiğini unutmayın.) Aynı yapay zekâ modeline aynı soruyu farklı şekillerde sorduğumuzda birbirinden çok daha farklı sonuçlar ortaya çıkabilmekte. Eğer verdiğimiz talimat belirsiz olursa yapay zekâ niyetimizi tahmin etmeye çalışabilir, eksik bıraktığımız yerleri kendince doldurabilir, istediğimizden bambaşka yollara sapabilir. Öte yandan iyi bir talimat bu tarz yorumlamalara izin vermeyeceği için bize direk olarak istediğimiz sonucu verebilir.