Son yıllarda emeklilerin en çok konuştuğu konuların başında "kök maaş" geliyor. Özellikle maaş zamları açıklandıktan sonra bazı emeklilerin maaşı beklediği kadar artarken, bazılarının maaşında hiç değişiklik olmaması ya da çok düşük artış görmesi büyük tartışmalara neden oluyor. Bunun temel sebebi ise "kök maaş sistemi" olarak adlandırılan uygulama.

Peki kök maaş nedir? Neden herkes aynı oranda zam alamıyor? Devletin verdiği en düşük emekli aylığı ile kök maaş arasındaki fark nedir? Gelin bu soruların cevaplarını herkesin anlayabileceği şekilde inceleyelim.

Öncelikle şunu bilmek gerekiyor: Emeklinin bankaya yatan maaşı ile kök maaşı aynı şey değildir.

Kök maaş, bir emeklinin çalışma hayatı boyunca ödediği primler, sigortalılık süresi, prime esas kazançları ve emeklilik hesaplama sistemi dikkate alınarak belirlenen gerçek emekli aylığıdır. Yani devletin yaptığı ilave destekler veya en düşük emekli maaşı uygulaması eklenmeden önce hesaplanan gerçek maaştır.

Örneğin bir emeklinin kök maaşı 18 bin lira olabilir. Ancak devlet "en düşük emekli aylığı 23 bin 500 lira olacak" dediğinde bu kişiye 5 bin 500 liralık fark ödenerek hesabına 23 bin 500 lira yatırılır. İşte bankaya yatan para ile kök maaş arasındaki fark budur.

Sorun ise zam dönemlerinde ortaya çıkıyor.

Çünkü emekliye açıklanan yüzde 15, yüzde 20 veya yüzde 25 oranındaki artışlar çoğu zaman bankaya yatan maaşa değil, kök maaşa uygulanıyor.

Bunu basit bir örnekle anlatalım.

Diyelim ki Ahmet Bey'in kök maaşı 18 bin lira. Ancak en düşük emekli aylığı uygulaması sayesinde hesabına 23 bin 500 lira yatırılıyor.

Eğer yüzde 15 zam yapılırsa;

18 bin liranın yüzde 15 fazlası 20 bin 700 lira olur.

Ancak bu rakam hâlâ en düşük emekli aylığının altında kaldığı için Ahmet Bey yine 23 bin 500 lira almaya devam eder.

Yani kağıt üzerinde zam yapılmıştır ama bankaya yatan para değişmemiştir.

İşte milyonlarca emeklinin "Bize zam yapılmadı." demesinin nedeni budur.

Buna karşılık kök maaşı yüksek olan bir emekli aynı orandaki zamdan tam olarak yararlanabilir.

Örneğin kök maaşı 35 bin lira olan bir emeklinin maaşı yüzde 15 zamla 40 bin 250 liraya yükselir. Çünkü bu maaş zaten taban aylığın üzerindedir.

Dolayısıyla aynı zam oranı uygulanmasına rağmen iki emeklinin eline geçen para birbirinden tamamen farklı olabilir.

Bu durum zaman zaman adalet tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Düşük maaşlı emekliler, "Enflasyon herkesi aynı şekilde etkiliyor. Market fiyatları herkes için aynı. O halde neden zamdan eşit şekilde yararlanamıyoruz?" diye soruyor.

Yüksek prim ödeyen emekliler ise yıllarca daha fazla prim yatırdıklarını ve bunun karşılığını almaları gerektiğini savunuyor.

Aslında burada iki farklı sistem aynı anda uygulanıyor.

Bir tarafta prim esasına dayalı emeklilik sistemi bulunuyor.

Diğer tarafta ise sosyal devlet anlayışı gereği düşük maaş alan emeklilerin belirli bir gelir seviyesinin altına düşmemesi amaçlanıyor.

Devlet bu nedenle taban emekli aylığını belirli aralıklarla yükseltiyor.

Ancak kök maaşı düşük kalan emekliler açısından bu destekler kalıcı çözüm olmayabiliyor.

Çünkü her zam döneminde aynı sorun yeniden yaşanıyor.

Ekonomistler bu konuda farklı öneriler dile getiriyor.

Bazıları kök maaşların yeniden düzenlenmesini savunuyor.

Bazıları ise en düşük emekli aylığının sürekli artırılması yerine kök maaşların yükseltilmesinin daha kalıcı çözüm olacağını ifade ediyor.

Bir başka görüş ise emekli aylığı hesaplama sisteminin tamamen gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor.

Çünkü farklı yıllarda emekli olan kişiler arasında ciddi maaş farklılıkları oluşabiliyor.

Özellikle aylık bağlama oranları, güncelleme katsayıları ve geçmiş yıllardaki yasal değişiklikler nedeniyle benzer prim ödeyen kişiler bile farklı maaş alabiliyor.

Bu da emekliler arasında memnuniyetsizliğe yol açıyor.

Vatandaş açısından bakıldığında en önemli konu şudur:

Bankaya yatan maaşınızı biliyor olabilirsiniz ama kök maaşınızı da öğrenmeniz büyük önem taşır.

Çünkü gelecekte yapılacak zamların hesabı büyük ölçüde bu rakam üzerinden yapılmaktadır.

Bu bilgi e-Devlet üzerinden veya Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla öğrenilebilmektedir.

Sonuç olarak kök maaş, emekli aylığının temelini oluşturan en önemli unsurdur. Bankaya yatan para her zaman gerçek kök maaşı göstermeyebilir. Bu nedenle zam dönemlerinde yaşanan kafa karışıklığının temel nedeni de budur.

Emeklilerin beklentisi ise oldukça nettir. Yapılan artışların yalnızca kağıt üzerinde kalmaması, gerçek anlamda ceplere yansıması ve alım gücünü artırmasıdır. Çünkü emeklilik, yıllarca verilen emeğin karşılığıdır. İnsanlar çalışma hayatlarının sonunda geçim sıkıntısı değil, huzur ve güven içinde yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine ulaşmayı arzu etmektedir. Kök maaş tartışmaları da işte bu beklentinin merkezinde yer almaya devam etmektedir.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

[email protected]