Reklam
Reklam
Levent Küçükçolak

Levent Küçükçolak

Romantik futbol

23 Ekim 2020 - 00:01


 
Endüstriyel futbol; insanların hislerini ticari kaygılar haline getirerek, futbolun bir pazar haline gelmesidir. Günümüzde futbolun kanayan yarasıdır, vebasıdır, bu denli kalitesiz olmasının en büyük sebebidir. Bilindiği üzere endüstriyel demek, endüstri ile ilgili endüstri ile alakalı demektir. Endüstri ise; makine ve benzeri araçlar kullanılarak bir madde veya gücün niteliğini veya biçimini değiştirerek toplu üretimde bulunan faaliyet dalıdır. Bunun futbolcası ise; taraftarların, başarı ve kazanma arzularını ticarete dönüştürerek futbolun bir pazar haline gelmesidir.
Endüstriyel futbolun son noktası pandemi döneminde localara zengin taraftar almak. Parası olan maç izler. Öyle eskisi gibi gazozuna bir şey yok.
Endüstriyel futbola diğer şehirlere göre Antalya daha çabuk alışacak ve başarılı olacaktır. Kozmopolit bir şehir, değerlerini göçen nüfusun içinde hızla yitiren, sahip çıkamayan, eski mahallesini değiştirip bir daha önünden geçmeyen bir topluluk olduk maalesef.
Antalya’da endüstriyel futbolun önünü açmak için salon sporlarının sonunu getirmek için şehrin en önemli ruhu olan Işıklar Atatürk Spor Salonu kapatıldı. Basketbol, voleybol, hentbol, folklor gibi romantik sporlar yapılmaz oldu.
Antalyaspor maçlarında (pandemi öncesi) hala romantik sporseverleri görünce mutlu oluyorum. Maç sonrası salona gidip basket izlemeye hazır hala birçok abi var tribünde.
Romantik sporseverler hala Sedat Peker gibi Nafiz Tanır gibi çarşıda dolaşıp esnafa, halka selam veren, Antalyaspor sorunlarını konuşan, maç değerlendirmesi yapan, her türlü eleştiriye göğüs geren, köftecide çorbacıda börekçide karşılaşacağımız yönetici bulmakta zorlanıyorlar.
Romantik sporseverler gol atan, attıran futbolcuyu değil çarşıya çıkan, köfteciye giden, börekçiye giden, esnafa, halka merhaba diyen futbolcuyu seviyor. Bu ayrım bir süre daha devam edeceğe benziyor. Antalyasporlu futbolcu ve yöneticiler endüstriyel futbolun yanına romantizm de katmalı biraz. “Benim takımım” değil “Antalya’nın takımı” demeli. Çarşıyı pazarı bilmeli, halk ile esnaf ile temas kurmalı. Basketbol, hentbol, voleybola sahip çıkıp takım ruhu geliştirmeli yöneticiler.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum